29 Ekim 1923’te tüm dünyaya ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun 96’ıncı yıldönümünü kutlamanın, onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.  

Cumhuriyet, egemenliğin milletin elinde olduğu; milletin üstünde hiçbir gücün bulunmadığı yönetim şeklidir. Milletin kendi gücü, kendi sesidir. Uğruna savaşılan, yoluna canların ortaya konulduğu, istiklalin meyvesi, zaferin en güzel örneğidir. “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eseridir Cumhuriyet. 

Milletimizin ortak eseri olan Cumhuriyetimize sahip çıkmak, ülkemizin ve milletimizin geleceği için çalışmak, mücadele etmek, gerektiğinde fedakarlıkta bulunmak, hepimizin müşterek görevidir. 

Bu tarihi gün dolayısıyla, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımızın ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü uğruna canını veren tüm aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet, rahmet ve şükranla anıyor, Türk Milletinin ve Bileciklilerin Cumhuriyet Bayramını en içten duygularımla kutluyorum.