19.8 C
Bilecik
26 Eylül 2021
Ana SayfaKöşe YazarlarıÜlkemizin Kalkınmasında Tarım'ın Önemi

Ülkemizin Kalkınmasında Tarım’ın Önemi

Bilecik Dostları Köşe Yazarları

Ülkemizin Kalkınmasında Tarım’ın Önemi; Herkesin malumu olduğu üzere, dünyanın ilk ve en eski mesleği ve üretim alanı ziraattır (çiftçiliktir). İnsanoğlunun hayat ve yaşamını devam ettirmede en temel ihtiyaç olan tarım var oldukça insanlık var olacaktır. Bu yüzden, insanlar için hayati bir konu olan tarım, ekonomilerin ve devletlerin de varlık nedenidir. 20 yüzyılın en büyük dehası Albert Einstein boşuna “Tarımı ihmal eden ülkeler intihar ediyor demektir. Gelişmiş ülkelerin semalarında ne kadar çok uçağın uçtuğu değil, ne kadar çok arının uçtuğu önemlidir. Eğer arılar ölürse, sonraki yıllarda insanlar da ölür.” dememiştir. Bu sözün hayata geçmiş hali olarak tarım ihracatında ilk üç sırada 2013’te ABD, Hollanda ve Almanya varken 2018’de ABD, Hollanda ve Fransa yer almaktadır.

Dünyadaki tarımsal ürün ihracat pazarında ilk üç sırayı ABD, Hollanda ve Almanya alıyor. Türkiye tarımsal ihracat sıralamasında 26’ncı sırada yer alıyor. Türkiye, dünyanın en büyük 10 tarım üreticisi ülkesi arasında 7’nci sırada yer alıyor.

Dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri olmakla övündüğümüz cennet ülkemiz maalesef bu vasfını yitirmiştir. Sanayileşme uğruna tarım tamamen gözden çıkarılmış, kırsal kesim ve tarımdaki üreticiler ve çiftçiler hızla kentlere ve fabrikalar işçi olarak yönlendirilmiş, topraklarımız, üretim alanlarımız boşaltılmıştır. Kırsal alanda yaklaşık 7 milyon vatandaşımız kalmış, bunların da ezici çoğunluğunu da yaşlı insanlarımız oluşturmaktadır. Bu nedenle tarımda çalışacak iş gücü bulunamamaktadır. Hoş çalışanlar da emeklerinin karşılığını alamamaktan yakınmakta, ilk fırsatta başka alanlara yöneleceklerini ifade etmektedirler. Bu şekilde insanımız ve gelecek nesillerimiz çevreden, doğadan ve topraktan uzaklaşıp yabancılaşmakta olduğu üzülerek gözlemlemekteyiz. Artık çocuklarımız hayvanları, bitkileri ve doğayı televizyonda gördükleri kadar tanımaktalar. Bu durum geleceğimiz açısından çok büyük bir tehlike arz etmektedir. İşte tüm bu nedenlerden dolayı devlet ve millet olarak birinci önceliğimize tarım sektörünü almalıyız. Devlet ve millet el ele vererek yerli ve milli bir üretim politikası belirleyerek yörelerimize has üretim yapmalı, coğrafi işaretlemelerle bu ürünleri ülke ve dünya pazarına arzını gerçekleştirmeliyiz.

Devlet; yasal düzenlemeler, modern tarım teknikleri ve ekipmanları, girdi maliyetlerinde sübvansiyon, destekleme, fon, hibe, yerli tohum, alım-satım, pazar bulma vb. alanlarda, halk ise; özverili, özgüvenli, yaratıcı, yenilikçi ve modern çalışma metotları ile üretim safhasında yer almalıdır.

Tam da bu noktada sektörün uyum ve istikrar içinde çalışmasını sağlayacak bir kuruma ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kurumu, Osmanlıdaki Ahilik teşkilatından vücuda getirip tüm dünyaya ilk ve tek örnek müessese olarak arz eden ve Cumhuriyet döneminde başarılı bir şekilde devam ettiren atalarımıza minnet ve şükranlarımızı sunarız. Maalesef son yıllarda göz ardı edilen bu kurum, 1930’lu ve 40’lı yıllarda İskandinav, Avrupa ülkeleri ve ABD tarafından ülkemizde incelenip kendi ülkelerinde tatbik edilmiş, onların ekonomilerinin temel yapıtaşını oluşturmuştur. Bize düşen görev ise bu kurumu tekrardan hayata geçirip ülke ve insanımızın sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel alanlarda lokomotif olmasını sağlamaktır. Böylelikle, bu kurum sayesinde devlet-millet-pazar arasında güçlü bir arabulucu, dengeleyici üretim-tüketim planlaması, istihdam sağlanması, diyalog kurulması, arz ve taleplerle birlikte sorunların gündeme getirilip değerlendirerek çözüme kavuşturulması sağlanacaktır. Peki nedir bu kadar hünerli, becerikli böyle süper bir kurumun adı?

Elbette ki KOOPERATİF!

Bizlerde cennet ilçemiz Pazaryeri’nde kuracağımız “Tarımsal Kalkınma (Fasulye) Kooperatifi” ile hem üreticilerimizin hem tüketicilerimizin yanında olarak ilçe, il ve ülke ekonomisine ve istihdama katkıda bulunmak istiyoruz. Ancak son zamanlarda sıkça görülen olumsuz örnekler sergileyen, açılıp kısa zamanda büyük zararlar ederek insanımızı ve devletimizi mağdur ederek kapanan, batan kooperatifler yüzünden hem vatandaş hem de devlet nezdinde büyük itibar ve güven kaybına neden olmuştur. O yüzden bizler bu kooperatifleşme sürecinde ince eleyip sık dokuyarak, tüm detayları inceleyerek sağlam adımlarla ilerlemek zorundayız ki ilk önce güven, itibar ve imajımızı sağlam temeller üzerine inşa ederek herkes tarafından kabul görmeliyiz.

1. Aşama: Alt yapı

Üretilen ürünlerin alım, depolama, satım ve pazara ulaşım sürecinde aksamaların ve olası sıkıntıların önüne geçmek için;

a)Hal: Alım-satım-depolama

b)Soğuk hava deposu: Üretilen ürünlerin bozulmadan korunabilmesi ve nihai toptancı veya tüketiciye ulaştırılabilmesi için geçecek sürede ürünlerin korunup saklanabilmesi, depolanması. Soğuk hava deposu; sebze, meyve, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri olarak bölümlendirilmiş olacaktır. c)Soğutuculu araç: Ürünlerin güven içinde bozulmadan tüketiciye ulaştırılması için.

d)Nakliye aracı: Ürünlerin güven içinde bozulmadan tüketiciye ulaştırılması için.

Not: Bu tesisler yapılana kadar Pazaryeri Belediyesi Kültür Merkezi bodrum katı, küçük revizyonlarla soğuk hava deposu olarak kullanılmaya müsaittir. Bu sayede atıl durumdaki alanlar da kazanılmış olacaktır.

e)Paketleme tesisi: Değişen dünya konjonktüründe, pazar ve insanların talep ve ihtiyaçlarına cevap verebilmek adına bu tesis çok büyük önem arz etmektedir. Artık insanlar, “Benim alacağım ürüne kimse ellemesin, ürüne kimse temas etmesin.” düşüncesindeler ve hijyene çok önem veriyorlar. Bu tesis sayesinde ürünler sebze-meyve ambalajlanarak güven ve hijyen içinde son tüketiciye ulaştırılacak piyasa şartlarında bir adım önde ve tercih edilen olacağız. Ülkemizin Kalkınmasında Tarım’ın Önemi

f)Elektrik ve enerji üretim tesisi: Kurulacak bu tesiste ilçede bulunan besihane ve tavuk çiftliklerindeki hayvan gübrelerinden elektrik üretilecek, işi biten gübreler fermente doğal, organik gübreler olarak 25 kg’lık çuvallarla üreticilere, bölgemize ve ülkemizin diğer yerleşim merkezlerine satılacaktır. Ayrıca bu gübreler, solucan gübresi üretiminde de kullanılabilecektir. Bu tesisin içinde ayrıca bir biyo-dizel üretim ünitesi olacak ve bu tesiste atık yağların geri dönüşümüyle biyo-dizel üretilecek, üretilen bu yakıt üreticilere, iş makinelerine satılarak hem ilçe hem de ülke ekonomisine, çevreye ve doğaya katkı sağlanacaktır. Tüm bunların yanında ilave bir ünite ile evsel, ormansal atıkların bertaraf edildiği bu tesis yerli malı kullanıldığı takdirde 3 yılda kendini amorti edecek (yaklaşık 27 milyon tl) ve üretilen elektrik enerjisini devlet 24 saat çalışmak kaydıyla 49 yıl alım garantisi vermekte, ödemeyi de 13 centten değil 20 centten yapmaktadır. (100 kw’lık mahsuplaşmalı elektrik satışından aylık 15 bin tl gelir elde edilmektedir.)

Tüm bu tesislerde hijyen odaları, bürolar, soyunma odaları, duş ve wcler vb. sosyal donatı alanları olacaktır. Binalar yapılırken çatılarına ve uygun duvarlarına güneş panelleri yerleştirilerek kendi elektrik ihtiyaçlarını giderecek şekilde dizayn edilecektir.

2. Aşama: Pazar / Pazarlama

Bir ürünü dünyada bizden daha kaliteli, daha ucuz ve kolayca erişilebilen şekilde kimse yapamasın. Bu konuda tek yetkili merci biz olalım. Ancak bu ürünü SATAMADIKTAN sonra hepsi bir hiçtir. O yüzden pazar/pazarlama en hayati konudur. Pazarlama konusunda insan yetiştirerek pazara hakim şirket, toptancı, hal esnafı ve pazarcı esnafıyla sürekli iyi diyaloglar içinde bulunarak piyasaya, değişen şartlara anında cevap verilecektir. Özellikle ülke genelinde zincir market konumunda olan BİM-A101-METRO-ŞOK-MİGROS gibi firmalara, konserve fabrikalarına ve büyük hallerdeki kabzımallarla veya buralarda dükkan-depo-irtibat bürosu açarak bunların ürün tedarik zincirinde yer alarak ürün satış ve fiyat sorununu ortadan kaldırmış olacağız. Ayrıca Bursa, Bilecik, Eskişehir, İstanbul (Kadıköy/Bayrampaşa) hal ve pazarlarında köylü-üretici pazaryeri tahsis etmeye çalışacağız.

3. Aşama: Alternatif ürünler kazandırma

İlçemiz yüzölçümünün %51’i orman ve ekilmeyen arazi iken, son dönemde bu oran %64’e ulaşmıştır. Bu da ekilmeyen arazilerin hızla arttığını göstermektedir. Bunun nedeni ise girdi maliyetleri, iklimsel nedenler, pazar bulunamaması ve bunlara bağlı olarak nüfusun göç etmesidir. Bu döngüyü tersine çevirebilmesi adına alternatif ürünlerin tarımının yapılması ve pazarlanmasına çalışılacaktır. Karnabahar, çilek, kivi, domates, araka, su kabağı, ahududu, dut, istiridye mantarı, kültür mantarı, doğal mantar ve meyve ağaçları dikilerek üretim ve gelir kaynağı sağlanacaktır. Nazifpaşa’dan Demirköy’e, Bozcaarmut’tan Karadede’ye kadar tüm köylerimizde ve ilçe merkezimizde başta ceviz olmak üzere erik, kızılcık, armut, ayva, kiraz, vişne vb. tüm yabani veya normal ağaçlar aşılanacaktır. Kişiler sadece yaptıracakları aşının cins ve miktarını bildirecek kalem tedariği, aşının yapılması, tutturulması, bakım kontrolü yapılarak gerekli eğitimler verilecektir. Ayrıca tüm yol boyları, barajlar, tespit edilen alanlar meyve, kavak, söğüt vb. ağaçlandırılması yapılacaktır. Bunların yanında organik tarım ve gıdaya önem verilerek özellikle bayanları istihdam ederek organik salça, turşu, erişte, tarhana, ekmek, pancar ve dut pekmezi, köpük helva, mantar, araka ve fasulye konserveleri yapılarak pazarlanacaktır. Talep olması halinde seracılık ve ipek böcekçiliğine de gerekli destek sağlanacaktır.

Hali hazırda bulunan eski çuval fabrikası; hal, soğuk hava deposu, istiridye mantarı üretim yeri olarak kullanılabilir.

Arapdede köyü yol ayrımında bu tesisler yapılabilir.

Odun deposu kaldırılarak karşılıklı olarak arazilerine bu tesisler yapılabilir.

Gölcük-Esemen köyleri yol ayrımına bu tesisler yapılabilir.

Eski ilçe mezarlığının yan tarafına bu tesisler yapılabilir.

Orman deposu için başka bir hazine arazisi tahsis edilerek bu tesisler için şu anki mevcut depo kullanılabilir.

Bu yer seçiminde; ulaşım, doğalgaz, su, kanalizasyon, elektrik, internet vb. alt ve üst yapıya ulaşılabilirlik göz önünde bulundurulmuştur. – Ülkemizin Kalkınmasında Tarım’ın ÖnemiBilecik Dostları Haber

Saygılarımla…
Ülkemizin Kalkınmasında Tarım’ın Önemi
İBRAHİM TORUN…

İbrahim TORUN
İbrahim TORUNhttps://www.bilecikdostlari.com/author/ibrahimtorun/
Bilecik Dostları Köşe Yazarı; Her insan ayrı bir dünya demektir. Yeni ufuklara yelken açmak, yeni dünyalar tanımak için makalelerde buluşalım.
İLGİLİ HABERLER

POPÜLER HABERLER

Yorumlar