Tutsak Eller;
Kin, nefret, ihanet, intikam,
Almış yürümüş
Dost, kardeş, arkadaş
Sarmış her yeri,
Eğildim dere kenarına,
Kursağım kuru bir yudum su.
Her yudumda gördüğüm gölge,
Elleri hançer, dere ayna.

mmmmmmmmmmmm
Yol, dağ, taş, toprak,
Satılmış her karışı.
Fabrika, maden, emek,
Peşkeş edilmiş.
Elimde bir avuç tohum,
Savurdukça toprağa.
Büyüyen ekin zehir,
Yedikçe yavaş yavaş öldük.

Ot, çiçek, bitki, ağaç,
Sararıp solmuş, küllenmiş.
Tomurcuk veren güller,
Yaprak dökmüş büyümeden.
Sevgiyle uzattık her çiçeği,
Kinlenmiş gönüller.
Vazoya değil, çöpe gitmiş.

Yanan orman değil,
Dökülen kanın yangını.
Ölen asker değil,
Anaların ciğeri,
Yok olan duygu,
Dönüşen nefret,
Bencil yürek,
Olmuş kartal pençesi.
Çığlıklar akbabayı bile,
Çökertmiş yere.
Daha daha diye dönerek.

Tek yumruk olan güç,
Her parmağı kırılmış,
Doktoru yok.
İlacı ararken, nankör ellere,
Teslim olmuş, yalanın esiri.
Kahpeliğin dürüst sanıldığı,
Kaypaklığın, insanlık olduğu.

Eğildim, büküldüm.
Lakin haykırdıkça,
Dürüst dediklerim,
Hançeri sinsice vura vura,
Adam olmuş bilemedik.
Korkaklar kalabalık olup,
Örgütlenmiş güç bizde diyorlar.
Ezdikleri onların değil
Kendilerinin hayatı.
Ama gözler kör görmüyor,
Şimdi tutsak eller,
Gözler fırıldak,
Yanlışın üstüne,
Bir basamak olmuş,
Diğeri duvarı atlamaya.

Söz Yazarı Umit Bayır
24 Ocak 2020 – 00:54
Tutsak Eller
Bilecik Dostları Haber

Yanan orman değil,
Dökülen kanın yangını.
Ölen asker değil,
Anaların ciğeri,
Yok olan duygu,
Dönüşen nefret,
Bencil yürek,
Olmuş kartal pençesi.
Çığlıklar akbabayı bile,
Çökertmiş yere.
Daha daha diye dönerek.