İngilizler ASTON-MARTİN markası ve adında bir otomobil yapmışlar ve ilk tanıtımında araç aynı bizim DEVRİM arabamız gibi yolda kalmıştır. Bunun üzerine kraliçe gelip arkasından sembolik olarak iterek; “Bu bizim bir değerimizdir, sahip çıkmalıyız !!! “ demiştir. Kendi üretimine, milli değerine sahip çıkmıştır. Şu anda en ucuz bir ASTON-MARTİN aracı milyonlarla ifade edilmektedir. Talihsiz Devrimin Talihsizliği

Bizde ise durum tam tersidir. 48 TÜRK mühendisi 200’ yakın Türk işçisinin alın teriyle tam 129 günde tamamen yerli olarak ürettikleri “DEVRİM“ adını verdikleri ilk otomobilin macerası 29 Ekim 1961 günü talihsiz bir şekilde son bulmuştur.

Demiryolları ile Eskişehir’den Ankara’ya getirilirken tedbir amaçlı depoları boşaltılan araca daha sonra benzin konulması unutulmuş ilk seferinde yolda kalmış ve Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ‘in “ Garp kafasıyla otomobil yapıyoruz.

Şark kafasıyla benzin koymayı unutuyoruz.“ sözleriyle tarihin tozlu raflarına kaldırılmış hüzünlü bir kalkınma projesidir. Üretilen 4 adet araçtan siyah renkli makam otomobili olarak yapılan Devrim otomobilinin akıbeti bilinmiyor. Bir adet beyaz/krem Devrim otomobili üretim aşamasında yanıyor diğer beyaz/krem Devrim aracına atölye içinde kontrolden çıkan bir foklift çarpıyor. Kala kala bir beyaz Devrim otomobili kalıyor. O’ da Eskişehir Tülomsaş müzesinde ziyaretçilerini ağırlıyor.

Çok kişi bilmez DEVRİM arabalarının motoru mevcut imkanlar el vermediği için Çanakkale savaşında kullanılan Alman Thyssenkrupp topun eritilerek araçlara motor bloğu yapılmıştır.

Yani Devrim arabalarının motoru top eritilerek elde edilmiştir. Ayrıca dünyanın ilk ayarlanabilir direksiyonu devrim arabalarında yapılmış üretimi durdurulduğundan patenti CHEVROLET’e satılmıştır. Talihsiz Devrimin Talihsizliği

Biz ilk arabamızı ürettiğimiz de Güney Kore savaşı yeni bitmiş arabanın (A) sın da taş üstünde taş kalmamış ülke harap olmuş bitmiş durumdaydı.

Şu anda Güney Kore’nin göstermiş olduğu muazzam gelişmenin aksine bizde olduğumuz yerde saymaya devam ediyoruz. Güney Kore onlarca markasıyla dünya ekonomisine, ticaretine yön veriyor. Onların aldığı patentler ile bizim aldığımız patentler kıyas bile kabul etmez.

Bizde İngiltere, Güney Kore gibi değerlerimize sahip çıkarak üretime devam etseydik. Dünyanın gelişmiş refaha ulaşmış sayılı ülkeleri arasında yerimizi almış olurduk.

Çok geç olmadan acilen teknolojik gelişmelere ve üretime geçerek mesafeyi kapatmalıyız. Hiç bir şey için geç kalmış değiliz yeter ki samimiyetle çalışalım birbirimize, değerlerimize sahip çıkalım.

Milli Üretimlerimiz Nasıl Engellendi Yazı Dizisi (6) Talihsiz Devrimin Talihsizliği

Saygılarımla.. İbrahim Torun