PAZARYERİ’NİN UFKUNU AÇACAK BİR YAZI

Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun; Pazaryerili hemşehrimiz İbrahim Torun, köye dönen ilçenin ufkunu açacak müthiş projelerden bahsetti. Pazaryeri yöneticilerinin kulağına küpe olması gereken projeler, ilçenin geleceği için büyük önem taşıyor. 

 İşte, İbrahim Torun’un uzun ama tarihi öneme sahip projeleri ve analizleri: Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

“Herkesçe bilinen gerçek şirin, küçük ilçemizin temel geçim kaynağı gurbet. El ayak tutmaya başlayıp, birazcık serpilen gençler başta olmak üzere herkes inşaatlara, fabrikalara veya bulabildikleri işlere rızkı ve geçimini temin etmek için mecburen gitmek zorunda kalıyor. Bu durum adeta ilçemizin ve insanlarımızın kaderi gibi algılanıyor ve kanıksanıyor.

Biz de bu kaderden payımıza düşen durum gereği otuz yıldır yatak – yorgan  gitmediğimiz  yeri kalmadı güzel yurdumuzun. Bizler yine şanslıydık ülkemizin çeşitli bölgelerinde çalışma olanağı bulabilmiştik. Oysa ilçe sakinleri yurt dışına onlarca ülkeye gitmek zorunda kaldılar. Bu durumun ailelere  yaşattığı olumsuzlukları, travmaları bilmeyen yoktur. Çünkü her aile bunu yaşamıştır. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Biz  PAZARYERİ ‘ liler “ Bir gitmeye meraklıyız bir de gelmeye ! “ diye sohbetlerde birbirimize takılmadan edemeyiz. Ama artık gidenler gelmiyor. Nedeni ise herkesçe malum olan  İŞSİZLİK- İŞ YOK !!!

Biz ise gözümüzü açsak – kapasak hala PAZARYERİ diyoruz.  Dışarıda kazandığımızı son kuruşuna kadar PAZARYERİ ’ ne yatırıyoruz. Bütün yatırımlarımız, hayallerimiz PAZARYERİ üzerine, umutlarımız PAZARYERİ için…

 Artık biz de varız; biz de buradayız; bizim de söyleyecek sözümüz var PAZARYERİ üzerine deme vakti gelmiştir. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Bizler el ele, gönül gönüle, omuz omuza verdikten sonra yapamayacağımız iş, aşamayacağımız dağ, engel var mı acaba?  Bizim bu durumda olmamıza neden dün yaşayan büyüklerimiz değil mi? Şimdi yaşayanlar olarak onları suçlu bulmuyor muyuz? Peki yarın çocuklarımız bizi suçlamayacak mı? Onlar için ne yaptık? Ne yapıyoruz? Nasıl cevap verecek, yüzlerine nasıl bakacağız? Biz de önce bir özeleştiri yapalım. Kendimizi yoklayıp hesaba çekelim. Gece yatağa yattığımızda, başımızı yastığa koyduğumuzda tıpkı emir-el mümin-in halife Hz.Ömer (r.a) gibi soralım kendimize “ Bu gün ALLAH (C.C) için ne yaptın?” sonra biz ilave edelim devamını getirelim. “ Bu gün vatanın, memleketin için ne yaptın? Bu gün ailen, çocukların için ne yaptın? Bu  gün torunların için ne yaptın?  “halka hizmet HAK’ka hizmet” bilinciyle hareket edelim ve bunu hiç aklımızdan çıkarmayalım.”

Tıpkı ünlü Amerikan kızıldereli şefi SEATTLE ‘ın dediği gibi “ Dünya bize dedelerimizden miras kalmadı; biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık !!!” Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun
İşte gördüğünüz, bildiğiniz gibi dünyaya geldik, gidiyoruz.  Geriye hayır dua  ile yad edilebilecek bir şeyler bırakabildik mi? Bu yüzden ünlü ozanımız YUNUS EMRE ‘ ye kulak verelim: “ Biz gelmedik dünyaya kavga etmeye /Bizim işimiz sevgi için/ Gelin tanış olalım / İşi kolay kılalım / Sevelim sevilelim / Bu dünya kimseye kalmaz!!!” Bundan sonra bırakalım dedikoduyu, hasetliği. Yok o onu dedi, şu şöyle yaptı.

Birbirimiz hakkında ön yargılı olmayalım. ALBERT EINSTEİN boşuna dememiş ”Ön yargıyı parçalamak atomu parçalamaktan daha zor” diye. Birbirimizle konuşalım, birbirimizi  dinliyelim , anlamaya çalışalım, empati kuralım. Birbirimize saygı duyalım. Birbirimize sûi-zan da(kötü düşünce) bulunmayalım, hüsn-ü zan (iyi düşünce) besleyelim. Birbirimize köstek değil destek olalım. El birliği ile ilçemizi, dolayısıyla insanımızı, kendimizi kalkındıralım Atalım üzerimizdeki uyuşukluğu, silkinelim gitsin üzerimizdeki ölü toprağı.

Hep birilerinden (devletten) bir şey beklemeyi bırakalım. Kendi göbeğimizi kendimiz keselim. Unutmayalım ki OSMANLI istişare meclisinden çıktı. Ortak akıl kuralım ortak akılla hareket edelim. Kimseyi dışlamadan, kategorize etmeden, cepheleşmeden herkesin kişiliğine ve fikirlerine saygı duyup sahip çıkalım. “ el elden akıl akıldan üstündür “atasözümüze kulak verelim.

İster iş adamı, ister bürokrat, ister gurbetçi, ister işçi, ister çiftçi, isterse dağda çoban olsun. İçimizden çıkardığımız değerlerimize, insanımıza sözde değil özde sahip çıkalım sahiplenelim bağrımıza basalım, kucaklayalım, bütünleşip birleşelim bir olalım birlik olalım. Gurbette yaşıyorlar, buradan uzaklar, buradan ,sorunlardan bihaberler diye ön yargıyla yaklaşılmasın.

Onların her gün, her an memleket, vatan hasretiyle yanıp tutuştukları, hayallerinde, düşlerinde geri döneceklerini ve yarım kalan hayallerine, rüyalarına kaldıkları yerden, doğdukları topraklardan devam etmek istedikleri, eğer ömürleri yetmez ise cenazelerinin döneceği yerdir PAZARYERİ!!!  Siyasilerin sıkça şeyh EDABALİ ‘nin sözüne atıf yaptıklarına şahit oluruz “İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN!” Fakat bunu sadece söz olarak söyleyip geçerler, sözü uygulama kısmı arafta kalır. Oysa ayni şeyh EDABALİ ‘nin çağlar öncesinden bu günkü yöneticilerin kulaklarına küpe olacak ünlü nasihatından bir pasaj okumadan geçmeyelim: Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Ey oğul!… Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül alma sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik, yanılgı bize; hoş görmek sana. Kem göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana. Ey oğul!…Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana. Bu yolda hırs, diken; benlik ve kibir engeldir oğul.Sakın ha  kendine takılmayasın ve kendinde boğulmayasın     Ey oğul!…Teklik sadece ALLAH(C.C)’a mahsustur, tek başına karara durup hoyrat dünyanın dayanılmaz ağırlığını kaldırmayasın. İşlerini ehil kişilerle, ehil kişilere danışarak tutasın. Danışırsan yol alırsın, danışmazsan yolda takılıp kalırsın oğul. Oğul, açık sözlü ol!… Her sözü üstüne alma, gördüğünü söyleme, bildiğini bilme, sözünü unutma sözü söz olsun diye söyleme…. 

 Bizi yöneten tüm yönetici ve idarecilerimize ithaf olunur. Defalarca okunup anlayarak o ruh ile hallenerek o ruha uygun davranışların gereğini yerine getirerek toplumun tüm kesimlerini içtenlikle kucaklayarak PAZARYERİ’mizi yarınlara taşıyalım. Örfümüz olan imeceyi tekrar hayata geçirelim. Konuya komşuya yardıma gidelim, gençlere örnek olalım, teşvik edelim.

Hal hatır sormayı, selamlaşmayı, güler yüzü, tebessümü eksik etmeyelim hayatımızda. Ben ne köyler gördüm muhtar yarın şurda şunun için imece var diye anons her aileden bir kişi muhakkak orda. Gelemediyse bir yevmiye yollamış. Gidin bakın çiçek gibi her yerleri. Peki biz neden yapmayalım, yapamayalım. Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz. Gemi batarsa hepimiz gideriz. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Bu gemiyi yüzdürüp gideceği limana ulaştırmalıyız elbirliğiyle. Nazım HİKMET’in dediği gibi ”Sen yanmazsan, ben yanmazsam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?” İhtiyacımız olan tek şey içimizdeki, özümüzü, benliğimizi ortaya çıkarmak, yeniden kazanmak. Bunun için de bir kıvılcım gerekli. Biz o kıvılcımı yakmak için buradayız yakmaya adayız.

Gelin hep beraber kıvılcım olalım ve birbirimiz, ilçemiz,  çocuklarımız, torunlarımız, yarınlarımız için yanalım. Ne dersiniz? Varmısınız hep beraber yanmaya? Sloganımız “DÜNYADA TÜRKİYE/ TÜRKİYE’DE BİLECİK  BİLECİK’TE PAZARYERİ” Vizyonumuz”Daha çağdaş, daha yaşanabilir modern PAZARYERİ!!!” Misyonumuz”Hep beraber ileri daha çok çalışarak daha ileri” Sözlerimize fahri kainat Peygamber efendimiz Hz.MUHAMMED MUSTAFA (SAV) hazretlerinin bir hadis-i şerifiyle son verelim.”Dünya nimetlerinden bir tanesi de kişinin doğduğu yerde doymasıdır.” Gelin hep beraber doğduğumuz yerde doyalım.Biz doymadıysak çocuklarımız, torunlarımız doysun. Ne dersiniz?!!! Olmaz mı????!!!

     PAZARYERİ’miz  için düşündüğümüz projeleri sıralayacak olursak;  Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

     1-) Başta ilçe müftüsü olmak üzere din görevlileriyle irtibata geçilip, istişare edilecek. Onlardan yardım ve destek talep edilecek. Kendilerinden gönüllü elçi olmalarını isteyeceğiz. Unutulmamalıdır ki bu topraklarda gönüllü elçi olan Anadolu erenleri olarak tabir edilen Hoca AHMET YESEVİ ve talebeleri, Hacı BEKTAŞİ VELİ, MEVLANA CELALEDDİN-İ RÛMİ, YUNUS EMRE ve daha niceleri tarafından İslâmla şereflendi, bizlere vatan oldu. Kalelerden önce gönüller fethedildi. Bir söz vardır söylenegelen “KUR’AN Mekke’de indi, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı.”diye.Biz bunu PAZARYERİ olarak değiştireceğiz.

Bunu da din görevlileri ve ilim adamlarıyla başaracağız. Açılan kurslar ile düzenlenen yarışmalarla ulusal ve uluslar arası organizasyonlarla PAZARYERİ  ve BİLECİK semalarını Kur’an tilavetleriyle çınlatacağız ve sadece okumakla kalmayacağız   onunla amel edecek ,onun emirleri doğrultusunda hayatımıza yön vereceğiz. Bir elde Kur’an, bir elde bilgisayar olan yani hem dini hem de dünyevi ilimleri öğrenen, bilen karakterli, ahlaklı tertemiz bir nesil yetiştireceğiz. Osmanlı’nın sohbet meclisinden, istişareden çıktığı vurgulanacak.

Camilerde, hutbelerde, parklarda, kahvelerde, düğün. davet ve toplantılarda dinimiz, güzel ahlakımız, çalışmanın erdem ve fazileti; gıybet, haset ve dedikodunun toplumu nasıl ayrıştırdığı, düşman ettiği anlatılacak. Vatandaşımıza, birlik ve beraberlik sağlanmasına yönelik eğitim vermeleri konusunda yardım istenecek vatandaşları  bilinçlendirmeleri istenecek. Milli, dini, manevi değerlere, güzel ahlaka vurgu yapılacak.

     2-)Hepimizin malumu olduğu üzere eski BURSA- ANKARA ilçe merkezinden geçmekteydi. Dönemin iktidarı ve yöneticileri tarafından yeni yol ve güzergah mezitler diye bilinen bölgeye alındığında takvimler 1974 yılını gösteriyordu. Yol ilçemizden alınırken adeta geleceği, ruhu ve kalbi de sökülüp alındı. Güzelim ilçemiz yalnızlığa, bitip yok olmaya ve ölüme terk edildi. Zaten iş imkanları sınırlı olan, iklimi de sert olan ilçemiz hızla göç vermeye başladı. Bunun en güzel örneği ilçe girişinde;ilçe adı ve nüfusu yazılı olan tabeladır. Her yerde nüfus her geçen gün artarken bizim ilçemizde sürekli azalmakta ilçemiz kan kaybetmektedir. Her gün bir köyde bir evin ışığı sönmekte köylerimiz acıyla can çekişip ölmektedir. 01.01.2011 ile31.03.2011 tarihleri arasında 400 vatandaşımız ilçe nüfusundan kaydını aldırmıştır.

Tüm bu veriler ışığında ilk ve acil öncelik; bazıları tarafından hayal olarak nitelendirilse de ilçemizden geçen yolu tekrar ilçemizi kazandırmak için elimizden gelen mücadeleyi yapacağız. Çevre il ve ilçeler; ANKARA;meclis ve bakanlıkta çalmadık kapı, aşındırmadık eşik bırakmayacağız. Mezitlere yapılan ve geçen onlarca yıl bitirilemeyen yol ve bu yola tıpkı kör kuyuya atılan taş misali karşılığını bulamamış ucu açık yatırım, para ve zamanın ziyan edildiğini gözler önüne belgelerle sereceğiz. İnsan faktörünü anlatacağız.

Mezitlerde Murat dere ve Aksu köyleri var. Burada yok denecek kadar az olan nüfusu anlatacağız. Bir de bizim ilçemizi, ilçe merkezimizi,24 adet köyümüzü ve potansiyel iş gücümüzü anlatacağız.Eğer yolun tekrardan ilçemizden geçmesi durumunda sermaye ve iş gücünü buluşturarak; ülke, bölge ve çevre ekonomisine getireceği gelişme ve katma değeri anlatacağız.

Ayrıca bu yolun olduğu takdirde kış aylarında yolun kapanması, yolda mahsur kalma olayları da tarihe karışacak. Her iki yol birbirinin alternatifi olmuş olacak. İlçemizin jeolojik durumunu da belgeleyerek dayanıklı bir zemine sahip olduğunu ispatlayacak ve yapılan yatırımların uzun ömürlü olacağını, işletim ve bakım maliyetlerinin çok düşük olacağını anlatacağız.

Günümüz teknolojisinde üç ayda dağların yer değiştirdiğini gözlerimizle görüyor ve tanıklık ediyoruz. Bizler sadece bu karayolu ile yetinmeyecek karayolu ile ilçemiz Demirköy köyünden başlayan demiryolunu, güzergah olarak ilçemizden, İnegöl’den (İnegöl-Yenişehir/İznik arasından) geçip Bursa Gemlik ilçesi ve limana götürülmesi yönünde çalışmalar yapacağız.

Bu demiryolu hayata geçirildiğinde Bilecik-Bozüyük-Eskişehir-Kütahya-İnegöl-Yenişehir-İznik-Bursa-Gemlik liman olmak üzere çok büyük bir sosyo-ekonomik buluşmayı gerçekleştirme gayretinde olacağız. Kuzeyi-güneyi; doğuyu-batıyı; denizi-limanı   hem sanayiyi, sermayeyi hem de insanı, işgücünü buluşturacağız, birleştireceğiz.  Hemen hemen bütün PAZARYERİ’liler KAMİL KOÇ efsanesiyle büyümüş, gıpta etmiştir. Demirköy-Gemlik arası at-manda-inek arabalarıyla yük ve insan nakliyesiyle çalışma hayatına atılmış ve bu gün tüm Türkiye’nin saygı duyduğu, hayran olduğu bir duruma gelerek ulaştırma sektörüne damgasını vurmuştur.

Biz de bu yolu tıpkı İSTANBUL’da Üsküdar ile Sarayburnu arasında denizden olan HÜDAİ yolu gibi KOÇ YOLU- KOÇ HATTI olarak hayata geçirmeye çalışacağız.  Celvetiye tarikatı pir’i Aziz Mahmud Hüdai hazretleri (eski Bursa kadısı) padişahın ısrarları neticesinde SULTAN AHMET camisi’nin açılışı için bulunduğu yer olan Üsküdar’dan Sarayburnu’na gitmek için sahile geldiğinde deniz dalgalı, hava fırtınalıydı. Bu duruma rağmen aziz Mahmud Hüdai hazretleri kayığına bindi ve hareket ettiler. Kayığın sağı-solu ve önü dalgasız sakindi.

Bu şekilde Sarayburnu’na ulaştılar. Hala en fırtınalı anlarda bile(salacak-sarayburnu) o güzergah sakin ve emniyetlidir. İşte o günden beri halk arasında bu güzergahın adı Hüdai yoludur. Bu KOÇ YOLU sayesinde kara yolu yük taşımacılığının yükü hafifletilmiş olacak. Tüm bölge ve ülke ekonomisi hammadde maliyet girdilerinin azalması ve imal edilmiş ürünlerin pazarlanması, zamanında ve güvenli teslimatı gerçekleştirilmiş olacak.

      3-)İlçe mezarlığımızın hali içler acısı. Bir memleketin gelişmişlik seviyesini öğrenmek istiyorsanız mezarlıklarına bakın sözünü aklımızdan çıkarmayacağız. Gayri Müslimlerin mezarlıklarını görünce insanın ölüpte yatası geliyor. Vademiz dolup hak vaki olduğunda hepimizin bir gün gideceği yer olan mezarlığımızı izbe ve harap durumundan kurtaracağız. İlçe muhtarları aracılığı ile tüm ilçe sakinlerinin görüşü alınarak ilçe dışında yeni bir mezarlık (görüşler doğrultusunda iki mezarlıkta olabilir) tespit edip alt yapı-üst yapısı, çevre düzenlemesi yapılacak. Aile mezarlığı kavramı hayata geçirilecek. İki kişi bu mezarlıklarda görevlendirilecek, tüm bakım, onarım, temizlik,düzen ve definden sorumlu olacak. Mezarlık içini parsellere böleceğiz. Yol,bina, çevre duvarı, çevre düzenlemesi,alt ve üst yapı düzenlenmesi ve mezar yapımına azami özen gösterilecek. Mezar taşları ve mezarlar kimliğimizi yansıtacak,(tıpkı Ahlat’taki  Selçuklu ve Osmanlı mezar taşları gibi)Her Cuma Kur’an tilaveti ve hatmi yapılacak. Böylelikle ölülerimizi hayır dua ile yâd etmiş olacağız, sahip çıkacağız.

     4-) Şu anki yaşlılar yurdunu düşünüp,  hizmete açan, emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler, şükran ve minnetlerimizi sunarız. Çok büyük bir eksikliği gidermiş, büyük bir hizmette bulunmuşlardır. Ancak bizim hedefimiz iyiye, hep daha iyiye ve daha da ileriye olduğu için, içinde bulunduğumuz şartları değerlendirerek daha iyi, kaliteli hizmeti ve daha fazla insana ulaşabilme gayretiyle hizmeti genişletebilmek çerçevesinde; İlçe merkezinde bulunan ve şu anki haliyle atıl, izbe, virane bir görüntü sergileyen eski sağlık ocağı binası ve yerleşkesi gerekli bakım, onarım çevre ve bahçe düzenlemesi yapılarak yaşlılar yurdu ve bakımevine çevrilecektir.

Bizlere emanet olarak gördüğümüz, algıladığımız büyüklerimizi, hayattan ve çevreden izole edilmiş ,bir kenara atılmış, işe yaramaz görüldüğü hissi ve psikolojisinden kurtarıp, başlarımızın tacı olduklarını göstereceğimiz sevgi, saygı, hürmet ve hizmetle ispatlayacağız. Unutulmamalıdır ki yaşlılarımız kendi alanlarında birer uzmandır. Bizim görmediğimizi, düşünemediğimizi onlar çok önceden ve defalarca tecrübe etmişlerdir ve yine unutmayalım ki bir gün biz de yaşlanacağız.

Üç günlük dünya işte geldik gidiyoruz. ALLAH-U TEALA  ömür verirse biz de yaşlandığımızda, biz de kapı, cam gözetlemek, bir ziyaretçi gelsin diye beklemek istemiyorsak bu günden hazırlığımızı yapalım.”Ne ekersek onu biçeriz” atasözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım. Bahçesine havuzlar, yürüyüş alanları, ağaç ve çiçeklerin cümbüşü eşliğinde, çocuk oyun alanları, kamelyalar, oturma yerleri yapılacak günün yirmi dört saati yaşayan, yaşanan alan ve ortam oluşturulacak. Ailelerin yurda gelmesi sağlanacak.

Yaşlılarımız, çocuklarımız kaynaşacak gönül köprüleri kurulacak. Çocuklar, gençler, yetişkinler ve büyüklerimiz hayatı ve hayata dair her şeyi (sevinci-hüznü; sevgi-saygıyı; mutluluğu, bilgiyi, örf ve adetleri)karşılıklı paylaşıp kaynaşacak, huzurlu, kaliteli bir yaşam sürülmesi sağlanacak. Halen yaşlılar yurdu olarak işletilen binalar belediye konuk evi olarak hizmete devam edecektir. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

     5-)İlçemiz merkezinde bulunan çay bahçesi ve karşı adada bulunan binanın yerine hak sahipleriyle görüşülerek, haklarını koruyarak ilçemize yakışır bir Ticaret ve Kültür Merkezi yapılacak. İlçemizde ki iki mimar-mühendisle görüşülüp kendilerinden birer proje çizmeleri istenecek ve bu projeler ilçe halkının onayına sunulacak, tercih edilen proje hayata geçirilecek.

Bu projede Bodrum kat: otopark-sığınak-depo/zemin kat: Ticarethaneler/Diğer üst katlar ise; İlçe esnaflarıyla görüşülüp alış-veriş merkezi(gıda-giyim vb);sinema-tiyatro salonu; konferans ve toplantı salonu; düğün salonu ve bu sektöre ait işyerleri (kuaför-çiçekçi vb);Eğlence yerleri(cafe-disko vb)Son katı havuzlu, kenarlarında oturulacak, davet verilecek mekan olacak.

Şeffaf tavanlı ferah, iç açıcı bir ortam olacak, protokol ve dışarıdan gelen misafirler için yemekli toplantı, davet verilecek. Duruma göre köşelerde kuleler yükselecek (kız kulesi-galata kulesi- Topkapı sarayı girişindeki kuleler-beyazıt yangın kulesi vb)360 derece panoramik ilçe manzaralı iş yeri veya konut olacak .  Asansörleri, yangın merdivenleriyle kendi kendine yetebilen modern yaşantıya ve ihtiyaçlara cevap verebilen akıllı bina ve bir merkez olacak.

     6-)İlçemizin elzem ihtiyaçlarından biride kapalı pazaryeri. Yaz- kış, yağmur-çamur soğuk-sıcak, derdini ortadan kaldıracak hem pazarcı esnafını hem de halkımızı rahata erdirecek. Halen cumartesi günleri mahalle aralarına, sokaklara kurulan pazar sayesinde alış-veriş yapılıp ihtiyaçlar gideriliyor. ALLAH(C.C)korusun cumartesi günü bir yangın çıktığını düşürseniz nasıl müdahale yapılır. Çaresizlik içerisinde kalınır. Belki de birkaç dükkan ve ev gözler önünde yanar kül olur. Pazar tüm alt ve üst yapısıyla halkımızın hizmetine sunulacaktır.   

     7-)Kapalı pazarın bir kısmı veya bitişiği de hal olarak yapılacaktır. İlçemiz tarım sektörüyle uğraşanların hizmetine sunulacaktır. Ayrıca kantar, soğuk hava deposu yapılacak buranın işletmesi ve sorumluluğu sebze ve meyve koop. Yönetimine verilecek, denetleme belediyemizce yapılacak. Böylelikle üretici tüccarlar karşısında daha güçlü konuma gelecek ürününü istediği rakamlara satabilme imkanına kavuşacak. İstediği rakamlarla piyasa oluşmadıysa ürünlerini soğuk hava deposunda  saklayabilecek bu sayede piyasada denge oluşturabilecek imkana da kavuşmuş olacak. 

     8-)Traktör ve kamyonetlerden oluşan şehir içi-dışı taşıma koop. kurulacak.  İlçede yetiştirilen ürünler bu kooperatif ile taşınacak. Bu kooperatife hal bünyesinde bir yer tahsisi yapılacak. 

     9-)Hayvancılığa azami önem verilecek ve sektörde kooperatifleşmeye gidilecek. Kooperatif kendi arasında sınıflara ayrılarak branşlaşma ve profesyonelleşmesine olanak  sağlanacak. A-)Süt ve süt ürünleri/ B-)Et ve et ürünleri/ C-)Kanatlı hayvan et ve et ürünleri, yumurta ürünleri . Süt üretimi için süt verimi yüksek ırklar bakılacak. Örnekleri mevcut olan devletten hibe veya vatandaş ortaklığı ile marda kurulacak süt ve süt ürünleri imal edilip pazarlanacak. Et üretimi içinse et verimi yüksek ırklara geçiş yapılacak damızlıklar getirilecek. Burda üretilen hayvanlarda canlı veya yapılacak olan et kombinası(kesimhane) vasıtasıyla tüketici ve pazarlara ulaştırılacak. Küçük baş koyun ve keçi içinde aynı uygulama geçerli olacak. İki adım ötemizde komşumuz Kurşunlu-İnegöl arasında CP-PİLİÇ fabrikası var.

Bu fabrikayla görüşülüp ilçeye (ilçe dışında) en az iki adet tavuk; iki adet hindi çiftliği kurulması sağlanacak. İlçe içinde hayvan yetiştirme olayını, ilçe sakinlerinin tespit ettikleri ilçe dışındaki yerlere kaydırmak suretiyle halledeceğiz. Böylelikle hem insanımıza daha güzel, temiz, nezih ve hijyenik yaşama alanı oluşturacağız, diğer yandan da AB kriterlerini yerine getirmiş olacağız.

İlçemizde ürettiklerimizi sadce gurbetteki hısım-akraba eş-dosta satsak bizlere yeter. Bir önceki nüfus sayımında Bozüyük’te PAZARYERİ nüfusuna kayıtlı on iki bin kişi yaşamakta; Bursa Yıldırım- Güllük mah. Ve civarında yoğunluk olmak üzere otuz bin PAZARYERİ’li yaşamakta. Buralarla köprü kursak, ilişkileri canlandırsak bizler için yeterli olacaktır.

     10-)İlçe girişimizde güzel manzaralı bir yazı bizi karşılıyor.” Göletler diyarı ilçemize hoş geldiniz!”Hoş geldik ama boş bulduk demekten başka insan söyleyecek söz bulamıyor… Bu göletler nerde? Ekonomiye, insana ve çevreye ne katkısı olmuş? Bilen var mı? Hayır devlet gelmiş yapmış ve gitmiş. Tıpkı saldım çayıra MEVLA’m kayıra deyişi gibi atıl bir durumda bütün göletler.

Kısmi sulama haricinde yararlanamadığımız göletlerimizin bu durumuna da biz dur diyeceğiz. DSİ ve su ürünleri kurumlarıyla görüşüp tüm göletlerimize balık attıracağız. Çevre düzenlemesi ve ağaçlandırma çalışmaları yapacağız. Mesire alanları, dinlenme ve kamp tesisleri oluşturacağız.

Butik otel tarzı  doğayla, bulunduğu yerle uyumlu prefabrik binalar, dağ evleri yapacağız. Göletlerde; hızlı bir ağaçlandırma yapılacak (öncelikle kavak on yılda ürün hazır, sonrasında meşe ağacı dikimi gerçekleştirilecek bunlar ekonomiye kazandırılacak) kuş, ördek vb hayvanlar yetiştirilip salınacak, iskeleler, deniz bisikletleri, sandallar, yürüyüş parkurları, traking (dağ yürüyüş) güzergahları, paint-ball alanları, olta balıkçığı, çadır sahaları, spor, piknik  ve konser alanları hayata geçirilecek. En yeni faaliyete geçirilen Günyurdu Mustafa Eldemir göletinin sahilini plaja dönüştüreceğiz. Sizlere komik yada hayal gibi gelebilir ama neden olmasın? İnsan yeter ki azmetsin yapmak istesin ALLAH(C.C)’ın izniyle olmayacak, yapılmayacak iş yoktur.

Konuyla ilgili örnek mi? Eskişehir belediyesi İstanbul’dan deniz kumu getirip plaj yaptı. Vatandaşın hizmetinde. Biz neden yapamayalım. Ayrıca gölet yamaçlarına villa yapılacak tatil köyü konseptinde yapılan bu yerleşim alanları ilçe dışındaki hemşerilerimiz başta olmak üzere çevre il ve ilçelerde ki vatandaşlarında hizmetine sunulacak. Yapılan bu hizmetleri de bölgedeki ve civardaki il-ilçelerde tanıtarak yerli turizmi canlandırıp, hareketlendireceğiz. Tüm kamu (özellikle MEB okulları),özel sektör kuruluşlarına gidilip özel gün, davet ve partilerini buralarda vermelerini temin edeceğiz. İlçemizi, köyleriyle beraber doğa ve kültür cazibe merkezi haline getireceğiz.    

İlçemiz odun deposu civarına keresteciler ve marangozcular sitesi kuracağız. Belediyeye ait bir tane marangozhane olacak ve bu işletme kar amacı gütmeden ilçenin ihtiyacı olan kereste , yakacak odun vb ağaç sektörüyle alakalı işlerde vatandaşa cevap verebilecek niteliklere sahip olacak.Vatandaş ihtiyacı için civar il ve ilçelere gitmekten kurtulacak.Ciddi bir alt yapı ve piyasa oluşmasına öncülük edilecek.İlçe merkezinde ve köylerinde top yekün bir ağaçlandırma  faaliyetlerine geçilecek adeta seferberlik ilan edilecek.Nerelere hangi ağaçlar daha uygun olur,daha iyi yetişir,incelemesi yapılıp ona göre dikilecek.

Özellikle anavatanı Anadolu olan meşe ağacı dikilecek, bunu sırasıyla kavak ve diğer ağaç türleri izleyecek. Zamanı gelince de bunlar ekonomiye kazandırılacak vatandaşa gelir olarak dönecek. Özellikle ilçe merkezinde ve civarında ağaçlanmadık uygun boş alan bırakılmayacak. Bunları dikerkende sulama alt yapısı olarak yüksek uygun yerlere su depoları ve damlama su sistemi(boruları) döşenecek, belirli zaman aralıklarında sulamaları gerçekleştirilecek. Minimum maliyet(kurulum-işletim) maksimum verim hedefi gerçekleştirilecek. Sık sık çevre konusunda eğitimler verilerek vatandaşlarımıza çevre ve doğa bilinci aşılanacak, onların çevreyi, doğayı ve bu projeleri sahiplenmeleri sağlanacak. Onlar tarafından sahiplenilmezse bunların başarıya ulaşması hayalden öteye gitmeyen bir düşünce olarak kalması kaçınılmaz son olacağından kimsenin şüphesi yoktur.

     11-)İlçe merkezinde harap olmuş parklar elden geçirilecek, yeni ilaveler yapılacak ve bunlar cüz-i kiralar karşılığında işletilmek üzere vatandaşın hizmetine sunulacak. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

      12-)İlçe merkezinde uygun yerlere prefabrik büfe, dükkanlar  Osmanlı  tarzında yapılarak köfteci, kokoreççi, (fast-food gıda), ayakkabı tamircisi vb şeklinde esnaflara cüz-i kiralar karşılığında verilecek vatandaşın hizmetine sunulacak.

     13-)İlçe merkezinde kilitli taş yapılmadık sokak ve yol kalmayacak, özellikle ilim, irfan yuvası okulların bulunduğu yerlere öncelik verilecek.

     14-)Komplike halı saha ve tesisleri(saha, tribün, duş, cafe, vb)yapılıp vatandaşın hizmetine sunulacak. Bu işletmeyi yapmak isteyenlere ise her türlü kolaylık sağlanacak.

     15-)Gençler spora yönlendirilerek spor kulüplerine destek olunup sponsor bulunacak. ATATÜRK’ün “Ben sporcunun zeki, çevik aynı zamanda ahlaklısını severim.” Vecizesi şiar edinilecek, milli, dini, manevi değerlerimiz öğretilecek, gelenek ve göreneklerimiz taviz vermeden yaşatılacak. Özellikle bireysel sporlara öncelik verilecek. Başta ata sporumuz güreş, atletizm, okçuluk, masa tenisi, bisiklet, moto-kros, savunma sporları, basketbol, voleybol ve nihayetinde futbol. Tüm bu spor branşlarını okullara, mahallelere, köylere yayacağız. Bunun için sponsorlar bulunacak belediye olarak alt yapı(halı saha, spor alanları, spor aletleri, spor salonları, moto-kros  ve  diğer spor dalları için antreman ve yarış pistleri Moto-kros kulübü kurulacak, antreman ve yarış pisti yapılacak)bölgesel ve ulusal yarışmalar düzenlenerek  yarışmacılar, ödüllerle onore edilecek. Böylelikle anasına, babasına, ailesine, topluma ve ülkeye hayırlı, ahlaklı, bilgili, çalışkan, sağlıklı nesiller yetiştireceğiz.                                                             

     16-)Sanata önem verilecek, sanatçılara destek olunacak. Tiyatro ve halk-sanat müziği koroları, halk dansları(folklor) ekibi, mehter takımı kurularak okul ve halk kaynaştırılacak, sanat sevgisi aşılanacak. Gerekli alt yapı desteği sağlanacak, sponsorlar bulunup tanıtımı yapılacak civar il ve ilçelerde, köylerde gösteriler, temsiller düzenlenecek. 

     17-)Özellikle bayanlar ve mesleği olmayan gençler için meslek edindirme kursları ve el beceri kursları halk eğitim merkezi ve İş-Kur ile koordineli olarak halkımıza verilecek.

     18-)İlçeye ait bir güvenlik şirketi kurulacak. Kurulan bu güvenlik şirketi ilçedeki okullarda , iş yerlerinde (fabrikalarda,besihane,kapalı Pazar,hal,marangozlar sitesi,parklar,tarım arazileri vb) ilçe merkezinde ( uzun yıllar önce kalkan gece bekçiliği uygulaması tarzında) görevlendirilerek gençlerimize önemli bir istihdam, ilçe ekonomimize katkı ve sermaye sirkülasyonu sağlanacak. 

     19-)İlçemize tekstil atölyesi kurulacak. Daha önce kurulan ama kısa sürede giden atölyelere benzemeyecek . Çünkü onu ilçe insanı kuracak ve sahiplenecek Ne kadar çok sahiplenir, çalışırsa kendisi de o kadar çok kazanmış olacak. 

      20-)İlçemiz merkezinde Taşlık mah. Olarak bilinen, bir zamanların en gözde ve hummalı çalışmaların olduğu ancak günümüzde önemini ve ekonomik değerini kaybettiğinden dolayı kendi kaderine terk edilmiş olan taş ocaklarına gereken önem verilecek. Neredeyse 1km derinliğe ve çapa sahip işletme çok büyük tehlike arz etmektedir. Hak sahipleriyle görüşülüp buraların doldurulması ve çevre düzenlenmesi yapılacak.( özellikle ilçede faaliyet gösteren fabrikaların atıklarının, hafriyat, moloz ve dolgu malzemelerinin burada toplanması sağlanarak hem çevre ve doğa korunacak hem buraları doldurularak hayati tehlike arz eden durumları berteraf edilecek hem de yeni yapılan inşaatlarda veya ihtiyaç duyulan dolgu malzemeleri buradan temin edilerek ekonomik kazanç elde edilecek.) Ayrıca taş ocakları ham madde olarak bazalt ocağına dönüştürülecek hazır beton tesisi kurulacak ilçe ve köylerin, civar yerleşim birimlerinin hazır beton ihtiyacı karşılanacak. Kurulan bu tesiste kilitli taş ve tretuvar üretimi yapılarak hem ilçe ve köylerinin hem de civardaki yerleşim birimlerinin bu konudaki ihtiyaçları karşılanacak.

      21-)İlçemizde tüm kamu ve özel sektör kuruluşlarına, esnafımıza, çiftçimize gidilecek, onların dertleriyle dertlenilecek hemhal olunacak. Sorunlarını, isteklerini dinleyeceğiz, kanunlar çerçevesinde yapılacak her şeyi yaparak dertlerine derman olacağız. Zorlaştırmayacak, kolaylaştıracağız.

     İlçemizde faaliyet gösteren TARBES(Tarım besicilik sanayi AŞ) yetkilileri (özellikle Anadolu holding başkanı sayın TUNCAY ÖZİLHAN beyefendiyle)görüşülerek ilçemizin, çiftçimizin ve kendilerine ait olan işletmenin durumu anlatılacak.

Yetiştirilen ürünlerin ne zor şartlarda üretiminin yapıldığı çalışanların emek ve sermayesini kurtarmadığı, fiyat politikalarını ve fiyat belirlenirken girdilerin dikkate alınması, buğday(tahıl veya hububat taban) fiyatının baz alınmaması, çünkü yetiştirilen ürünün nev-i şahsına münhasır çok özel ve ülkemizde yalnızca ilçemizde yetiştiği hatırlatılacak. MC DONALDS firmasının franchise anlaşması (isim hakkı) ile Türkiye’de ki tüm şubeleri bu Anadolu holdingte. Bu şubelerin et ihtiyaçlarını karşılamak için firmanın Afyon-Uşak arasında beş bin büyük baş canlı hayvan üretim tesisi bulunmaktaydı ama firma buradaki işletmesinin faaliyetini  sonlandırdı.

İlçemizde hazır faaliyette olan (yılda yalnızca bir ay)fabrikasını on iki ay faaliyete sokacak biçimde  rehabilite edilerek yem fabrikası olarakta işletilmesi ve besi çiftliğini ilçemize taşıması, faaliyetlerine ilçemizde devam etmesi konusunda ikna çalışmalarında bulunacak her türlü kolaylığın sağlanacağının teminatı verilecek.(iş gücü, iş yeri, ulaşım, gerekli alt yapı üst yapı vb)Ayrıca fabrikanın bir bölümünde ilçemizde tamamen organik yetiştirilen fasulyeden  konserve, domatesten salça, şeker pancarından pekmez(macın) ve köpük helva yapımı için yer tahsisi istenecek ürün portföyü ve istihdam genişletilecek.  

     22-)İlçemiz odun deposu Esemen köyü yol kenarına mini hayvanat bahçesi formatında kurulacak olan sosyal tesiste sokak hayvanları barınağı, at , midilli, eşek, katır, kaz, ördek hindi, tavuk, güvercin, keklik, sülün vb hayvanlar hem koruma altında olacak beslenme ve bakımları yapılacak hem de ilçe sakinlerimizin hizmetine sunulacak. Çocuklarımız hayvanları sadece tv de, medyada ve kitaplarda görüyor. Bu tesis sayesinde birebir görecek, dokunacak onlarla hayatı paylaşacak hayvan sevgisini yaşayarak öğrenecek. Binicilik sporu canlandırılacak, herkes dilediği zaman gidip orda ata binecek hayvanlarla zaman geçirebilecek. Ayrıca nostaljik fayton hayata geçirilecek düğünlerde, özel günlerde şehir içi ve yakın çevre gezilerinde halkın hizmetinde olacak.

     23-)İlçemizin düşman işgalinden kurtuluş günü olan 5 eylül günü tam bir bayram ve festival havasında kutlanacak. Bu gün ilçenin ve tüm köylerin doğa, kültür,ürün ve el sanatlarının tanıtıldığı standlar kurulacak adeta fuar ve panayır ortamı oluşturulacak.Gecelerinde ise konser,şenlik ve eğlenceler tertip edilecek Ayrıca ilçenin sosyo-kültürel ve ekonomik hayatını canladırmak ilçe tanıtımını sağlamak amacıyla eğitim-öğretim bitiminde,ürün hasat başlangıcında da şenlikler(uçurtma şenliği,yarışması,konserler)tertip edilecek civar yerleşim yerlerinde,yerel ve ulusal medyada tanıtım ve lobi faaliyetlerinde bulunulacak.

İlçemiz Karaköy köyü sınırları içerisinde bulunan Bilecik-Bozüyük yol çıkışları arasında kalan alanın olduğu bölgeye Osmanlı ve Selçuklu mimarisi tarzında  alışveriş ve eğlence mekanları, dükkanlar, atölyeler yapılarak ilçenin,köylerin ürünleri,geleneksel el sanatları,kültür ve doğası tanıtılarak sürekli gündemde kalması sağlanacak.( Benzer uygulama Afyon ‘da dört yolda Özdilek avm karşısı İkbal oteli arkasında kovboy kasabası şeklinde yapılmıştır )İlçe yol bağlantısı da buradan yapılarak Karaköy de durak haline getirilerek hem yolculara hem de köylülere sosyo -ekonomik katkı sağlanacak.  

     24-)İlçemiz köylerinden Esemen ve Dülgeroğlu (Gölcük) köylerine rüzgar enerji santralları kurularak ilçe ve köylerin elektrik enerjisi karşılanacak. 

Çöpten elektrik üretilecek. Geri dönüşüm tesisleri sayesinde ekonomiye, çevreye ve doğaya çok büyük katkılar sağlanmış olacak.(Geri dönüştürülen 1 ton cam atık ile 100lt petrol tasarrufu sağlandığı; sadece 1 metal içecek kutusunun geri dönüşümünden elde edilen enerji ile 100W’lık ampulun 20 saat çalıştırıldığını; geri dönüştürülen 1 ton plastik ile saatte 15000KW enerji tasarrufu sağlandığını; geri dönüştürülen1 ton kağıt atık ile 17 ağacın kesilmesinin önlendiğini ve bir yılda13600 evden doğaya bırakılan karbondioksitin yok edildiğini unutmamak gerek.) Bu çerçevede ilçede geri dönüşüm şirketi kurulması teşvik edilecek. 

     25-)İlçe merkezindeki her mahallede tespit edilen noktalara milli ve manevi değerlerimizi yansıtan, örf ve adetlerimize uygun geçmişle günümüzü buluşturan, yarınlarımıza örnek teşkil edecek sanat eseri çeşmeler inşa edeceğiz. (Sultan Ahmet çeşmesi vb)Çeşme mimarileri Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet, günümüz ve geleceğin bir sentezi şeklinde olacak. Her muslukta ünlü bir büyüğümüz ve kitabesi olacak. Çeşmenin içine kurulacak arıtma sistemiyle içilebilecek kaliteye getirilen su tüm musluklardan akacak. Musluklar fotoselli ve bize has mimari özellikler taşıyacak.

     26-)İlçede eğitim seferberliği ilan edeceğiz. Okullarda, halk eğitim merkezinde, mahallelerde bayanlarımıza, çocuklarımıza, vatandaşlarımıza ev kazaları, doğal afet ve ilkyardım eğitimleri verilerek olası basit kazaların, ölümlerin önüne geçirilerek acıların yaşanılması önlenecek. Ayrıca çocuklar ve gençler için  uygulamalı trafik alanları oluşturulacak, gerekli teorik ve pratik eğitimler verilerek trafik kazalarında azalma sağlanacak.  Yapılan araştırma, gözlem ve incelemeler neticesinde uyuşturucu kullanım yaşının ilk öğretim seviyelerine kadar indiği tespit edilmiştir. Uyuşturucu madde  bağımlılığı konusunda aileler bilgilendirilerek bilinçlendirilecek, çocuklarımıza sahip çıkılmasına vesile olunacak. 

Gıda işi yapan her yer titiz bir şekilde denetlenecek GDO ya savaş açılacak halkın sağlığı birinci önceliğimiz olacak. İhtiyaç sahibi öğrenciler tespit edilerek okul masraflarına (kılık-kıyafet, kırtasiye, servis vb)katkıda bulunulacak. Hali vakti yerinde olan vatandaşlardan ve iş adamlarından burs temin edilmesine aracılık edilecek.

     İhtiyaç sahipleri objektif bir şekilde titizlikle tespit edilecek iftar çadırları ( dejenere ve istismar konusu olan bu uygulama) yerine “sağ elin verdiğini sol el görmeyecek, bilmeyecek” sözünden hareketle kişileri rencide etmeden ayni ve nakdi yardımlarda bulunulacak. Öğrencilere kültürel, teknik gezi ve turlar; yaşlı vatandaşlarımıza kültürel ve sosyal tur ve geziler düzenlenecek. 

     27-) İlçe merkezinde bulunan kahvehaneler rehabilite edilerek yeni bir çehreye kavuşturulacak. Uygun olan tüm işletmelerin üst katı teras cafe,yarı açık balkon tarzında göze hoş gelen dekoratif ahşap işleriyle yapılacak.Her işletmeye Wc ve lavabo yaptırılacak.Bu işleri yaparken de işletme sahiplerini omuzlarına ağır maddi yük yüklenmeyecek,külfet getirilmeyecek.Tadilat projesiyle prosedür ve yasal olarak kolaylık sağlanacak. İlçe merkezindeki seramik fabrikasından defolu fayans, granit ücretsiz olarak temin edilecek. Ustalar ile görüşülüp ortak bir taban fiat belirlenecek herkes istediği kişiye işini yaptırabilecek.

İşletmeler izbe, virane, pejmürde görüntüsünden kurtarılarak nezih, sağlıklı bir hale getirilmiş olacak. Böylelikle özellikle dışarıdan ilçemize gelen misafirlerin, bayanların ailelerin şikayetlerine neden olan rahatsız edici bakışlar, sözler, kaldırıma, sokağa taşma olayı çözüme kavuşturulmuş olacak. Hem  vatandaşlar, hem işletme sahipleri, hem de müşteriler rahat ve huzurlu bir ortama kavuşmuş olacak. İlçe merkezinde faaliyet gösteren lokantalara da lavabo ve WC yaptırılacak. Düşünün dışarıdan bir misafiriniz geldi ya da bir yatırımcı  veya heyet halinde ziyaretçi hangi lokantaya çekinmeden mahçup olmadan götürüp ağırlayabilirsiniz? Hangisinde bayanların da rahatça gidebileceği, ihtiyaçlarına cevap verebilecek ortam var? Hangi lokanta servis açabilir ? Hangi lokanta da servis elamanı vasfına yetenek ve görgüsüne sahip çalışan var? Kılık kıyafet durumu uygun mu? Kişisel öz bakımları gerektiği gibi temiz ve düzenli mi?   Önce şapkayı önümüze koyalım düşünelim, iyi bir özeleştiri yapalım kendimize çeki düzen verelim sonra başkalarına kabahat bulalım.

 Bütün umumi tuvaletler bakım ve onarımdan geçirilerek temizliği takip edilerek  yapılacak.    

 Öncelikle ana yol üzerinde ki ve çarşı merkezdeki tüm eski binalar, tehlike arz eden yapılar, hak sahipleriyle görüşülerek durumlarına çözüm üretmeleri istenecek. Aksi takdirde belediye olarak yıkımı gerçekleştirilecek, hurdaya çıkan odun veya kullanılabilecek malzemeler ihtiyaç sahiplerine verilecek. Ön cepheleri ağaçtan kaplama yapılarak ev şekli verilerek, reklam panosu yapılarak göze hoş gelecek bir görüntü ve gelir getirisi sağlanacak. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

     28-) İlçeye yeni yerleşim yerleri halka danışılarak belirlenecek. Geleceğe yönelik imar ve parselasyon yapılacak. Yolları geniş tutulacak (lastik tekerlekli araç ve tramvay için),kaldırımlar geniş tutulacak. Alt yapı, üst yapı, yeşil alan, yürüyüş parkurları, parklar, bahçeler, çocuk oyun alanları planda yer alacak.

Tam anlamıyla geleceğin modern PAZARYERİ’ nin temelleri atılacak. Çünkü önce ALLAH’ ın (C.C) izni ve yardımıyla, ardından siz değerli halkımızın destek ve katkılarıyla biz bu hedeflerimizi teker teker gerçeleştirdikçe ilçemize tersine göçü başlatmış olacağız. Bunların hepsi hayal göle maya çalmak diyenler olabilir.

Ama unutmayalım ki bu gün olan teknolojik gelişmelerin hepsi dün bir hayal değimliydi? Her şey hayal ile ümit ederek başlamıyor mu? Nasreddin Hoca hesabı yapalım biz de “ YA TUTARSA!!!” Neden olmasın???

     Görüldüğü gibi bizlerin tek derdi PAZARYERİ!!! Hayallerimiz, rüyalarımız, ümitlerimiz hep PAZARYERİ üzerine. Hiç bir ikbal beklentisi, makam, mevki hırsı olmadan karınca kararınca, aklımızın erdiğince memleketin sorunları tespit etmeye ve çözüm üretmeye çalıştık. Dost sohbetlerinde, çeşitli ortamlarda dillendirmeye çalıştık, bazı siyasilere rapor şeklinde sunduk. Aradan yıllar geçmesine rağmen sorunların çözüme ulaştırılmasını bırakın aksine dağ gibi çoğaldığını görüyoruz.

Anlaşılan o ki siyasilerin PAZARYERİ ile ilgili plan, program ev düşünceleri yok. Nitekim bir milletvekilimiz bir röportajında bizim Ahı dağı ve yolu ile ilgili bir plan ve projemiz yok, programımızda ve yatırımda yok diye beyanat verdi. Oysa her seçim öncesi verilen vaadlerin ilk başında Ahı dağı ve yolunun yapılması gelir.

Çalışma bakanı sayın Faruk Çelik bir seçimde; başbakan yardımcımız sayın Bülent Arınç halkımıza “Siz yeter ki belediyeyi bize verin biz 30 bin km yol yaptık 30km yolu yapamayacağız? Seçimden sonra yol sorununuz kalmayacak “ diyerek söz verdiler.

Aradan geçen onca zaman zarfında bir şey yapılmadığını gören Almanya’da çalışmak ve ikamet etmek zorunda olan duyarlı hemşerimiz vatandaşımız, bizden, içimizden biri olan ŞABAN AKYILDIZ bey taa 3 bin km yoldan gelerek, gerekli yasal izinleri alarak verilen sözlerin yerine getirilmesi adına, sorunları gündeme taşımak adına bir yürüyüş tertip etti.

Hiç bir siyasi söylem ve kaygının yer almadığı bu toplantıya maalesef yönetici ve bazı vatandaşlarımız duyarsız kaldı. Duyarsız kalmanın yanında olumsuz görüş beyan edenler oldu.

Oysa aklıselim düşününce adı geçen vatandaşın ne gibi bir çıkarı olabilir? Kendisini yılda veya iki yılda bir birkaç kez Ahı dağını ve yolu kullanıyor; bizlerse her gün bu eziyeti çekiyoruz, özellikle otobüs,(şöför) esnafı.
Kulaktan kulağa yayılan bir dedikodu, fısıltı gazetesine göre de bu yürüyüş ve toplantıya katılmamaları konusunda köy muhtarları başta olmak üzere vatandaşlara uyarı yapılmış. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Yapılması gereken yerel yöneticiler (iktidarı, muhalefeti)ve tüm vatandaşlarla birlikte kardeşlik havası içerisinde bu toplantıyla sesimizi  il yöneticilerine, TBMM’ye Ankara’ya duyurmaktı. Madem ki birlik, beraberlik, kardeşlikten bahsediliyor bunu sözde değil özde gerçekleştirelim, içselleştirip yaşayalım. Eski Anavatan partisi Gazi Antep milletvekili Mustafa Taşar vardı. Kongredeki tavırlarından ve kullandığı üsluptan dolayı “Salon ayısı” olarak adlandırılmıştı. Dönemin belediye başkanı Celal Doğan ise SHP akabinde CHP’liydi.

Birbirlerini günahları kadar sevmezlerdi. Çoğu toplantılarda veya karşılaştıkları yerlerde birbirlerinin boğazlarına sarılmışlardır. Ancak Antep söz konusu olduğunda akan sular dururdu. Taşar ödeneği çıkarır, Doğan yatırımı yapardı. Alt yapısı üst yapısı ile Türkiye’nin çok önünde bir ilimiz Antep. Endüstri ve tarımsal kalkınmasını gerçekleştirmiş şehirleşmesini gerçekleştirmiştir. Türkiye’de önünde bir tek İstanbul kalmıştır. Antep bütün insanlarıyla (iktidar-muhalefet, işveren-işçi, köylü-kentli, bürokrat-memur) bütünleşmiş ortak paydaları ve birinci öncelikleri Antep ve Antep’ li olmuştur. Herkes üzerine düşen görevi layık-ı veçhile yerine getirmekte. Kahramanmaraş’ta rol model olarak Antep’i rol model almış son 15 yılda büyük bir atağa kalkmıştır. (Onun için seçilen her belediye başkanı göreve başlamadan önce Konya-Kayseri-Gazi Antep  illerini gezip görüp, inceleyip oraları anladıktan sonra göreve başlayacak)Öyleyse biz neden gerçekleştirmeyelim, bu sinerji, akıl, sermaye, iş gücü bizde de en iyi şekilde mevcut. Un var, Şeker var tek gereken Usta helva yapmak için.

Usta da ustalığını gösterecek bütün tatları renkleri fikirleri, kişileri, meslek gruplarını, gurbette yaşayanları, ikamet edenleri, gönülleri ahenkle birleştirecek. Herkese gönlü de kapıları da açık olacak. Siz ne anlarsınız burada değilsiniz, ne bilirsiniz modun da olmayacak davranmayacak. Onları kınamayacak. Madem tek amaç ortak payda PAZARYERİ ise onun için ne gerekiyorsa yapılacak. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Biz olsak gurur duyarız adamlar kaç yıldır gurbette ama helal olsun unutmamışlar memleketlerini her sorunuyla yakından ilgileniyorlar. Onların çabalarını çalışmalarını üst yöneticilere gösterip “Bakınız bizim vatandaşımız böyle bilinçli kök söktürüyorlar bize , rahat yüzü göstermiyorlar, lütfen şu şu işleri yapalım projeleri hayata geçirelim” diyerek kendi elimizi de güçlendirmiş oluruz. Eğer onlara söylenen sözleri dinlemiş olsalar” bakın işinize işiniz yerinde, işleriniz tıkırında, ne işiniz varda uğraşıyorsunuz burası PAZARYERİ buradan bir şey olmaz bu göl de bu kadar balık vs vs” kim ilgilenecek ilçenin, vatandaşın sorunlarıyla kim karayollarına yazı yazıp Ahı dağı ve yolunu talep edecek, kim sosyal hizmetler çocuk esirme kurumuna yazı yazıp yaşlı huzur ve bakımevi için iyileştirme isteyecek, kim mezarlıkları ve içler acısı halini gündeme getirecek? Hiç kimse.

Çünkü insanımız öğrenilmiş ,  öğretilmiş çaresizlik içinde,(psikolojide öğrenilmiş çaresizlik kavramı vardır. Köpek balığını akvaryuma koyuyorlar araya şeffaf cam bölme bölmenin diğer tarafına da köpek balığı için yem olan balıkları. Köpek balığı yemlere her saldırdığında görmediği cam bölme çarpıyor. Bir süre sonra cam bölmeyi kaldırıyorlar köpek balığı gelip gelip cam bölmenin olduğu yerden geriye dönüyor. Sanki hala orda cam bölme varmış gibi bilinç altına o şekilde işlenilmiş.) herkes durumu kabullenmiş, boş vermiş, kaderine razı olmuş umutlarını yitirmiş. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Son on beş yıla baktığımız da ilçemiz için kayda değer bir gelişme yoktur. Aksine negatif yönde gelişme gösterip gerilemiştir, kan kaybetmiştir.” ALLAH(C.C) sevdiği kulunu sevindirmek için önce eşeğini kaybettirir sonra da buldurur” diye atasözümüz vardır. Sanki ona nazire yaparcasına daha önce var olan “sağlık meslek lisesi “ kapatıldı, sanki sıfırdan yeni açılıyormuş gibi 2012/2013 eğitim öğretim yılında tekrar açıldı. Üniversitemiz de bölümler açılması gerekirken kapanıyor, öğrenci sayısı artması gerekirken hızla düşüyor. İlçede ki diğer okulların durumu da pek parlak değil öğrenci bulmakta sıkıntı çekiyor.

Ticaret lisesi, PİYO, beş eylül ilkokulu kapatıldı Çarşı merkezde var olan park sökülüp ağaçları kesilip yerine yeniden park düzenlemesi ve plastik ağaçlar dikildi. KOÇ ailesinden alınan bağış bu parka harcandı ve adına Fatma KOÇ parkı denildi. Peki üniversitemize lojistik bölümü açtırarak sponsorunu da Koç ailesi yaparak bölümün adını “KAMİL KOÇ LOJİSTİK FAKÜLTESİ” olarak yazsaydık, hem yeni bir bölüm kazanmış olur hem de Koç ailesini çok daha fazla onore eder KAMİL KOÇ adını yaştır ve öğrencilere dolayısıyla ülkeye öğretirdik. Her başımız sıkıştığın da göğsümüzü gere gere Koç ailesinin kapısını çalar isteklerimizi dile getirirdik.

İlçede görev yapan memur ve öğretmenlerin, öğrencilerin büyük bir kısmı, faal olan iki fabrika çalışanlarının büyük bir kısmı, en acısı da doğma büyüme PAZARYERİ’li olan hemşerilerimiz Bozüyük ve Bilecik’ten gidip gelmekte oralarda ikamet etmekteler. Bu durum hiç sorgulandı mı? Hiç bu insanlarla görüşüldü mü? Bu duruma nasıl bir çözüm üretilecek? Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

 Askerlik şubesi ve adliye kapatılmış, vatandaşımız Bozüyük’ e mahkum edilmiştir. İlçede faaliyet gösteren bir işyerinde çalışan vatandaşımız, işten çıkarıldığını aylardır maaş alamadığını milletvekilimize arz ediyor, milletvekilimiz de kendisinin mahkemeye  başvurmasını yapacak bir şeyleri olmadığını , ellerinden  bir şey gelmeyeceğini söylüyor. Hiç kimse de çıkıp demiyor sayın vekilim adliyeyi kapattınız buradan alıp götürdünüz. Vatandaş evinin iaşesini karşılayamıyor, kirasını ödeyemiyor yol parasını nerden bulup Bozüyük’e gidecek. Adliye giderken bizim nüfusumuzun ve dava dosyasının azlığı, merkeze yakınlığı gerekçe gösterilmişti ama diğer ilçeler bu kapsamdan çıkarıldı ve adliyeleri yerli yerinde kalarak vatandaşın hizmetine devam ediyor. Sormak lazım acaba o ilçelerin nüfuslarımı, dava dosyaları mı arttı?  Yoksa merkeze uzaklık yakınlıklarında değişiklik mi oldu? 

En tabi olarak bu soruları muhalefetin sorması ve sorunları gündeme getirmesi gerekmez mi? Maalesef onlarında işleri başlarından aşkın hayvan gütmekle, otlatmakla, bakmakla meşguller. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Yerel basınımızda hızlı tren kendine Mezitler de yol arıyor yoksa Bilecik’e uğramadan gidecek? Güzergâh jeolojik yapıdan dolayı sürekli değişiyor diye haber çıktı. Peki biz yukarıda bahsettiğimi güzergahı ve projeyi neden gerekli hazırlık yaparak yetkililere görsel sunum eşliğinde önermiyoruz, alternatif önermiyoruz.

Ağlamayan bebeğe meme vermezler lafı hiç aklımıza gelmiyor mu? İlimiz sınırlarından geçen İstanbul yolunun bağlantılarıyla alakalı sorunları çözüme ulaştırmak bağlamında ne gibi düşünceler girişimler var? Bizi de çok yakından ilgilendiren il merkezinde hastane yeri ne zaman tespit edilecek aynı anda ödeneği çıkan Polatlı devlet hastanesinin durumu nasıl? Hasta kabulüne başladı mı? Biz ise daha nereye yapılacağı konusunda fikir birliğine varamadık.

Peki nede? Niçin? Bu bir vebal değil midir? İl geneline gelen yatırımları hak gözetilerek il geneline tüm ilçelere gerekli şartlar göz önünde bulundurularak dağıtmak gerekmiyor mu? İl merkezi ve ilçeleri birbirini tamamlayan puzzle parçaları değil mi?

Muharrem ayı başlangıcı vesile edilerek aşure gününde PAZARYERİ belediyesi güzel bir toplantı yaparak hem aşure gününü ihya ettiler hem de projelerini halka tanıttılar. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Yaklaşık 100 milyon tl lik bir yatırım. İlçeden geçecek otoyol kavşağı,200 kişilik sağlık okulu ve yurt binası, gençlik merkezi, Dereköy barajı, 4 dekarlık park, ilçe stadı sentetik çim kaplaması ve tribünleri, konferans salonu teşrifatı, tam donanımlı süpürge ve Ahı dağı yol iyileştirmesi. Toplam değeri 99 milyon 829 bin tl bulan bu yatırımların maliyeti dudak uçuklatacak cinsten. Acaba bu yatırımların ilçe ekonomisine, vatandaş bütçesine, istihdama yönelik yansıması nasıl olacak?

Alın size son derece çılgın, marjinal, radikal bir fikir: 100 miyon  tl ile alın PAZARYERİ ilçesini ana yolun  kenarına indirin. Demirköy ve Karaköy arasına her iki köy de birleşir arazinin büyük bir çoğunluğu da zaten hazineye ait alt yapı ve üst yapısıyla son derece modern, günümüze, zamanımıza  ait bir yerleşim ve cazibe merkezi yapalım olmaz mı?

Esemen ve Dülgeroğlu köylerini madur eden çöp sahası olayını çöplerin Kızıldamlar köyünde ki tesise götürülerek çözülmesi sevindirici bir gelişme. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Peki ilçenin içme suyu için nasıl bir proje geliştireceğiz, bu sorunu nasıl bertaraf edip çözüme kavuşturacağız? Bu konu hakkında düşüncelerimiz neler?  Geçici çözümleri (artezyen kuyu açarak) kalıcı çözüme ne zaman nasıl kavuşturacağız? 

 İlçemizde yetiştirilen, ürünleri markalaştırarak hem ilçe tanıtımına hem de ilçe ve vatandaş ekonomisine, istihdamına katkı da bulunalım. Nacizane  önerim ana markamız “ PAZARCIKTAN”: ekmeğim PAZARCIKTAN(Sarı dayı ve Bozcaarmut köyünden köy ekmeği);çileğim PAZARCIKTAN (Bozcaarmut ve güde köyünden);Salçam PAZARCIKTAN,(fasulye-araka konservesi)Konservem PAZARCIKTAN; Macınım(pancar pekmezi) PAZARCIKTAN; (Sütüm, Peynirim, Kaşarım, Yoğurdum PAZARCIKTAN(İlçeye kurulacak olan süt ve süt ürünleri işletmesinden); Etim, kıymam, kuşbaşım, bonfilem, sucuğum PAZARCIKTAN; Tavuğum, bagetim, kanatım PAZARCIKTAN; (İlçeye kurulacak et kombinesi ve işletmelerden);Yumurtam PAZARCIKTAN (İlçeye kurulacak olan işletme veya Bozüyük / Bozalan köyünden fason adımıza üretim yaptırılarak) helvam PAZARCIKTAN (ilçedeki müteşebbislerden)

Ağızlık, kalemim PAZARCIKTAN (Dereköyden); Çömleğim, güvecim, vazom, şamdanım, biblom PAZARCIKTAN (Kınık köyünden)Bu ürünlerin pazarlanmasında BURSA-BİLECİK-BÖZÜYÜK-İSTANBUL’da kurulumuş olan PAZARYERİ hemşeri derneklerinden yararlanacağız.Tüm derneklerle koordineli bir çalışma içinde olarak ilçemize, insanımıza ve değerlerimize sahip çıkarak yücelteceğiz.  Memlekete yapılan en küçük hizmeti, çakılan paslı çiviyi takdir etmek benimseyip sahiplenmek gerekir. Nankör olmamak yapılan her olumlu işlere teşekkür etmek yapanları baş tacı edip, onore ve motive etmek gerekir.(Bozcaarmut göletine atılan balık yavruları, hastane yolu yapım düzenleme ve damlama su sistemi).  

Ancak hizmeti yapanlarında bunları bir lütuf gibi takdim etmemeleri aksine görevleri olduğunu akıllarından çıkarmamaları gerekiyor. Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun Seçimlere sayılı günler kala İbrahim Torun

Saygılarımla. İbrahim Torun