Azmin Zaferi Janrat Karaahmet; ‘O’ Zafere Böyle Yürüdü

O Adam Zafere Böyle yürüdü; Bu aslında azmin zaferiydi…

Onun adı Janrat Karaahmet idi. O azmin zaferine böyle yürüdü, 9 Nisan 1957’de bir öğretmen / Avukat babanın çocuğu idi. Giden yolu bir tayinle Bilecik iline düştü.

Janrat Karaahmet için her şey 1973 yılında CHP Gençlik Kollarında başlayan bir siyasetin araladığı kapı ile başladı. O Demokrasinin, Adaletin, Hakkın savunucusu olarak yıllarını hiç yılmadan her türlü zorluk karşısında sabırla direne direne yol aldı. Bugün İl Genel Meclisi Adaylığını koyduğu anda bile hakkı olan yerden değil 3. sıradan aday yapıldı.

Aslında Bilecik Chp’nin zaferinin gerçekten sahip olduğu kitlesinin bir gücüydü. Onun bugün bu yolda başarısının nedeni, o başarı bağlı bulunduğu ekiple gelmiş olsa bile çevresinin rolü ile kendisinin azmi ile “Ben Olmak için değil, Biz olmak için” diyerek meydanlara doğru adımlarını atarak yürümeye başladı.

Bir keresinde bir konuşmasında şunu söylemişti hiç unutmuyorum, artık görev almanın gerçek zamanı geldi diyordu. Toplumun yaşadığı zorluklarına, sıkıntılarına ortak olur muyum diye aday olduğunu konuşuyordu. İçinde ki “o” coşkuyu öyle güzel hissetmiştim ki samimi ve içtendi yüreğinin ışıltısı dudaklarındaki sözcüklerde bütün kalbiyle yansıyordu.

‘O’ Adam Zafere Yürümeye Karar Verdi

Aday olmaya karar verdikten sonraki süreç davasında beraber olsun olmasın herkesin onun üzerine gözleri çekmeye yetmişti. Hatta sevmeyenleri bile onunla bir olmaya çalışmıştı. Ben mi hiç tanımazdım kendisini sadece ismini bilirdim. Aslında ben onun bu Bilecik’te hep Avukat olduğunu sanırdım. Onun hastalığında iletişim kurmayı başarıp aynı masada çay içmeye başladığım ana kadar. Olsun benim gönlümde o hep Avukat kalacak ve öylede devam edecek.

Ve bir gün telefonum çaldığında seninle konuşmak istiyorum dedi. Ve kendisiyle oturup konuştuk onun için bir şeyler yapmamı istemişti. Oysaki ben onun aday olduğunu duyduktan sonra bazı şeyleri kafamda planlamış ve onun için küçük bir jest yapmaya başlamıştım.

Ben bunu gönüllü olarak yaptım tamamen insan sevgisi yüreği ile sonra parti içi yarıştan ikinci çıktı. Çok küçük bir farkla bence o birinci çıkmalıydı. Karaahmet’in birinci çıkacağından ismim kadar emindim.

Ama neden öyle olduğuna mantığımda almadı aklımda yetmedi neyse sonuçta bunu başarabildik mi bu bizim için yetti. Aradan bir zaman geçti ittifak görüşmeleri ve duydum ki 3. sıraya koymuşlar. Neden bilmiyorum çok üzülmüştüm, bu üzüntüm benim bile düşüncelerimi karıştırmaya yetmişti…

‘O’ Adam Zafere yürürken; Hakkının elinden alındığını düşündüm

Onun hakkı 2. sırada olması gerekiyordu. Ne kadar ittifak olsa da tabi bilemem ki ben parti içi çalışmaların nasıl yürüdüğünü neden böyle karar aldıklarını bunu ona sormaya çalıştım aklımın yettiği kadar o ise “Sıra önemli değil sen üzülme ben kazanırım” demişti.

Aslında o bunu hissetti mi bilmiyorum ama ben içsel olarak kala kaldım. Bu kadar inançla ve kazanacağından o kadar emindi ki, toplum içinde yansıyanlar sözler söylemler herkesimden ve her kafadan bir ses çıkıyordu. Bu yüzden zaman zaman çarşılarda gezerken onun ismini zikrettiğim de söylenecek sözleri dinlemeye başladım. Kimi iyi söylerken kimisi olumsuz eleştirilerde yapıyordu. Kazanamaz diyordu en çok da bunu söylüyorlardı.

Evet şimdi sonucu gördük sonuç neydi o herkesimin arkadaşı olmuştu. Sevenleri de sevmeyeni de vardı. Ama sonuç ailesinin, onu seven çevresinin tüm destekleriyle ve onun direne direne mücadelesinin gerçek sonucuydu.

Bana sorarsanız o bunu hakketti hatta ona Belediye Başkanlığı bile yakışırdı. Çok ta güzel Belediye Başkanı olurdu buna yürekten inanıyorum.

Yolun açık olsun gözlerimiz üzerinde olacak biz halk için artık neler yapacağını, duymak, görmek ve yaşamak için mazbatanı almanı ve hakkettiğin görevinde başarılı çalışmalarını bekliyoruz. O Adam Zafere Böyle yürüdü – Bilecik Dostları Haber