Kelebeğin rengi uçarken nettir.
Yüreğe düşen sevgi gözlerinin ışıltısında aydınlanır.
Bize göç düştü bu diyardan
…………. geride kalanların kurtuluşunu izlemek için.
Uzaktan bakınca seyre heyecanlı oluyor.
İçinde yaşarken suskunluğunu anlamadıkları gibi.
Elini uzattığın her el
…………. elini tutmuyor avucunu çevirip içine bakıyor
ne var diye…

Yüzünüzdeki yaraları görüp korku duydukları gibi
Aslında o yara güneşin alnında yanan emeğin yarası idi
Avucunda ki nasırları değil, ona vereceğin hediyeleri arıyor gözleri
Hediye yoksa sende yoksun.
çünkü alışmış bir kere almaya,
Ne yapsın aldıkça tükettikleri geleceğini kurduğunu sanmış.
Yok ki geleceği anı yaşarken kaybettiği değerler gibi.
…. kendinden eksilen maneviyatlar gibi.
Suya yazı yazmayı denemek gibi bazı şeyler….
kumsala yere yazdığın yazı denize yakınsa
……………. bir dalga kadar ömrü vardır.
su berraktır yazın okunmaz.

……. yazmaya çalıştığın sudaki satırlar sadece
yüreğinin içindeki saklı kalmış anlatılmayanlarıdır.
…… konuşmaya gerek yok çünkü hep bir menfaat savaşı var.
her cümlenden ben ne kazanırım diye bakıyorlar…
………. aslında verdiklerinle kazanmıyor tükettikleriyle
yaşama küsüyor ve hayata öfke kusuyor.
Çünkü gerisi yok gelmeyecek…
….gelmesi için türlü oyunlar oynaması gerekiyor.
……… oyunun adını koymamışlar, ne oynadıklarını bilmiyorlar.
televizyondaki dizinin bile adı varken!
…… hayatlarındaki yaşamın yok olmuş adsızlığı ile yaşıyor.
bazıları kısa yolu seçiyor göçüyor hayattan, bazıları direniyor
tüketiyorlar onları her anlarında.
Tükettikçe nasıl olacak kim yapacak diye soruyorlar…
….. tükettiklerine bir bak sana neler katabilecekti.
Artık oda yok çünkü küsüp gitmiş sana değil.
İnsanlığın acımasızlığında değersizliğine…

Söz Yazarı Umit Bayır
Kelebeğin rengi Uçarken Nettir.
Bilecik Dostları Haber
11 Ağustos 2020 – 20:12