KANAL İSTANBUL-MONTRÖ-DÜNYA PETROL DEVLERİ İLİŞKİSİ; Ön fizibilite çalışmaları Nisan 2009’da yapılmış, fizibilite çalışmaları ise Nisan 2012’de yapılarak tamamlanmış.

Şu günlerde Nisan ayındayız ve Kanal İstanbul projesi direk olarak gündeme gelmemekle beraber, Montrö Antlaşması öne sürülerek konu üzerinden yol izleniyor. Kısacası Kanal İstanbul meseleleri NİSAN ayında sürekli gündeme geliyor.

Yapılması planlanan bu proje ile ilgili dünya basınında incelediğim haberlerde dikkatimi çeken konu bu projenin 2023 yılına kadar tamamlanmış olması gerektiği üzerine detaylara rastladım.

Kanal İstanbul projesinin başka bir önemli konusu ise Montrö antlaşmasının dışında bırakılmasına ilişkin açıklamalar. Montrö antlaşmasında Karadeniz’e girecek gemilerin sayısı ve tonajlarına ilişkin belirli şartlar taşıyor. Bu şartların 2018 Binali Yıldırım’ın açıklaması ile Montrö antlaşmasına tabi olmayacağını açıkladığını hatırlayanlar bilir.

Montrö ile çıkan sorunları tamamının Kanal İstanbul meselesine dayandığı gerçeği saklanamaz hale geldi. 2023’de tamamlanmış olması planlanan projenin 2021 yılının ortalarına geldiğimiz şu dönemlerde, bu proje odaklarına ciddi rahatsızlıklar verdiği ve planlandığı şekilde yürümeyen projenin start verilmesi için baskıların oluştuğu göze çarpıyor.

15 Ocak 2018’de projenin güzergahı açıklandı. Kanal İstanbul için son güzergah, beş alternatif üzerinde yapılan çalışmaların ardından seçildi.

Ulaştırma Bakanlığı, projenin Marmara Denizi kıyısındaki Küçükçekmece Gölü’nden geçeceğini açıkladı. Şehrin kuzeyindeki Arnavutköy ilçesinde Karadeniz’e ulaşmadan önce Avcılar ve Başakşehir ilçelerinden geçecek . Rotanın 7 kilometresi Küçükçekmece’den, 3.1 kilometresi Avcılar’dan, 6.5 kilometresi Başakşehir’den geçiyor ve güzergahın 28.6 kilometrelik büyük kısmı Arnavutköy’den geçiyor.

Kanal İstanbul projesi YAP İŞLET DEVRET Modeliyle yapılması planlanmış.

Kanal 45 km su yolu alanı kapsamaktadır.

Kanal İstanbul Montrö’de Amaçlanan Nedir?

Amaçlanan konu nedir diye baktığımızda! İstanbul Boğazından 41000 gemi trafiği ve 145 milyon ham petrol taşıyan 8000 Tanker gemisi var. Bu tonajın arttırılması yönünde baskılar mevcuttur. Bu rakam Suveyş kanalının bile 3 katı gemi trafiği demektir. Bu bölgeden Petrol transferi ve petrol ticaretinin daha hızlı ve aktif olacağı yönünde saptamalarda bulunduklarıdır. Bu kanalın açılması için ülkemiz üzerinde ki baskıları artmıştır.

Yakın gelecekte Karadeniz’de doğalgaz bulundu diyerek ortaya çıkan iddialar ne kadarı gerçek bilmiyorum.

Fakat bunun altında yatanında Kanal İstanbul projesinde halkı etkilemek için bir çalışma olduğu düşünmeli miyiz?

Gerçekten söylendiği kadar Karadeniz’de doğalgaz rezervi var mı? Var ise bugüne kadar böyle bir rezervi dünya petrol devlerinin projelendirip neden çıkarmak için harekete geçmediğidir. Bu konu bir muamma olarak karşımıza çıkıyor.

Montrö antlaşması tamamen Dünya PETROL TİCARET’inin yönünde ki gelişmelere yönelik baskı ile hareket ediyor.

Tabi ki en önemlisi, bu Montrö Antlaşmasının kaldırılması Ülkemizin ulusal güvenliği açısından düşünülemez ve düşünülmemelidir.

Saygılar Umit Bayır
KANAL İSTANBUL-MONTRÖ-DÜNYA PETROL DEVLERİ İLİŞKİSİ

İlgili konu internet kaynakları incelemelerim sonucunda vardığım sonucun anlatımıdır.