Gel Vatandaş Gel Bedava Madene Gel; Osmanlı 19.yy’da yabancı şirketlere 15 ile 99 yıl arasında maden imtiyazları verdi. Türkiye cumhuriyeti ise devletleştirip işletti. 1923 ile 1954 arası maden politikası yerli, milli ve devletçiydi. 1923 İzmir iktisat kongresinde yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı kendimiz işleteceğiz ilkesiyle yerli ve milli maden politikaları belirlendi. 12 Nisan 1925’te çıkarılan 608 sayılı kanunla Türkiye’de maden işletmek isteyen şirketlerin sermayesinin %51’i Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ait olması şartı getirildi. 26 Mayıs 1929’da yapılan düzenleme ile madenlerde %51 T.C vatandaşı yerine “madenler Türk şirketlerine ihale olunur” şartı getirildi.

1924’de Zonguldak’ta “Yüksek maden ve sanayi mektebi” açıldı. 24 Mart 1926’da 792 sayılı petrol kanunu çıkarıldı. 22 maddelik bu kanunun 1. maddesinde “T.C sınırları içerisinde petrol dahil tüm madenlerin işletilmesi devlete aittir” denilerek madenler devletleştirildi. 20 Mayıs 1933 tarihli ve 2189 sayılı kanun ile “ Türkiye’de altın ve petrol aramak ve işletmek için altın ve petrol arama ve işletme idaresi kuruldu.” 1935’te 2804 sayılı kanun ile Türkiye’deki maden ve petrol arama işleri için “Maden Teknik Arama Enstitüsü (MTA)” kuruldu. 1935’te 2805 sayılı yasa ile devletleştirilen madenleri işletmek amacıyla Etibank kuruldu. Etibank kanunun 7. maddesinde bankanın kuracağı şirketlerin hissedarlarının Türk olması şartı getirildi. Görüldüğü gibi genç cumhuriyet vatan topraklarının üstüne olduğu gibi altına da sahip çıkmıştır. Ancak 1954 DP döneminde ABD’li uzmanların gözetiminde hazırlanan 6326 sayılı petrol kanunu ve 1957’deki 6987 sayılı kanunlarla petrol ve madenlerimiz yeniden yabancı şirketlere teslim edilmiştir.

Atatürk’ün getirdiği yabancılara Anadolu topraklarında maden arama ruhsatı verilmesini yasaklayan köy kanununu 2003 yılında değiştirildi. Bugün ülkemizde yapılan maden yağması ve ormanlarda yaşanan katliamın dayanağı bu değişikliktir. Maalesef Hasankeyf’i suyla, Dipsiz gölü toprakla, Ormanları ateşle, Dağları siyanüre boğduk!

TÜRKİYE’de ‘özelleştirme’ rotasını yer altına çevirdi. Sadece 2006-2008’de yüzde 2 vergi karşılığı 40 bini aşkın ruhsat verilirken, 4 bin maden sahasını satıyor. Yerlilerin uluslararası devler karşısında yine şansı sıfır. YABANCILARIN ülkemizde sahip olduğu maden alanı 150 bin kilometrekareye ulaştı. Bir başka deyişle ülkenin yüzde 19’u yabancı kontrolünde… Anadolu’yu karış karış kazan yabancılar, altından kurşuna, mermerden kroma kadar ne bulursa götürüyor!

 2004’te yürürlüğe giren ve adeta “Madencilik sektöründe sömürgecilik” döneminin başlamasını sağlayan 5177 Sayılı Yeni Maden Yasası ve bazı yasalarda yapılan değişiklikler ile yabancı şirketler maden ruhsatı almak için adeta Türkiye’ye akın etti. Sadece
2006-2008 yıllarında verilen ruhsat miktarı 40 bin 193. Yasa ile yer altı zenginlikleri sadece yüzde 2 vergi karşılığında yabancı sermayeli ve yerli şirketlere açılırken, zenginleştirme işleminin ülkede yapılması halinde devlet payı yüzde 1’e çekildi. Son dönemde ise Türkiye yabancı şirketler için kar sahası haline gelirken alternatifi olmayan kaynaklarımız yabancı sermayenin insafına bırakılıyor.

İstiklal marşımızdaki “VERME DÜNYALARI ALSANDA BU CENNET VATANI !!!” sözünü tutamadık! Bütün kıtaları ezberledik ama özünü anlayamadık, içselleştirmedik. Savaşla, silahla, topla, tüfekle vermediğimiz topraklarımızı parayla alıyorlar elimizden, sesimiz çıkmadı, çıkmıyor, çıkamıyor maalesef! Bu sefer ellerinde çok parayla geldiler.

“YABANCILARA SATILAN TOPRAK 75 MİLYON METREKARENİN ÜZERİNDE!!!”

Aydın’dan Antalya’ya, Konya’dan Antalya Mersin’e kadar uzanan bölgede ne kadar metelik maden yataklarımız varsa ruhsat hakları Tec Cominco Rio Tinto ve BHP Billition tarafından alınarak bunlar tarafından ŞİMDİLİK KAYDIYLA 20 şirket arasında paylaştırılmıştır.

Verilen maden ruhsat sayıları 1923 /2002 arası 1.300 ( Bin üç yüz ) 2002/2019 arası 106.000

( Yüz altı bin )

İşte Türkiye’de maden sahalarına sahip uluslararası ünlü şirketlerden birkaçı: 


Rio Tinto:
Ünlü Yahudi dolar milyarderi Rothschild Ailesi‘ne ait Rio Tinto’nun işlettiği bor, boraks ve bor tuz yatakları Balıkesir, Susurluk, Bandırma, Balya, Sultançayırı bölgesinde. Ankara, Eryaman, Sincan, Güdül, Kazan, Beypazarı ve Eskişehir-Sivrihisar yöresi trona (doğal soda) ve bor maden sahalarına sahip. Bu alan yaklaşık 450-500 kilometrekare büyüklüğünde.

Anatolia Minerals Şirketi:
Sivas, Malatya ve Tunceli ile Ovacık bölgesindeki altın, gümüş ve bakır yataklarını işletmekte. Bu alanlar Gümüşhane, Artvin ve Kayseri’ye kadar uzanan 700-750 kilometrekare. Bu şirketin Adana Saimbeyli ve Tufanbeyli ilçelerini kapsayan sahalarda elde ettiği çinko madeni işletme ruhsatı 700 kilometrekareden büyük. Ayrıca Yozgat Boğazlıyan, Yenipazar ve Sarıkaya’da, bir bu kadar bakır madeni işletme ruhsatına sahip.

Odyssey Resources:
Ordu-Fatsa ve Zaviköy bölgesinde bulunan altın, gümüş, çinko ve bakır madenleriyle ilgili 250 kilometrekarelik bir alanın ruhsatına sahip.


Eldorado Gold Şirketi:
Kanadalı şirket; Uşak-Eşme Banaz Katrancılar köyü ile Kütahya- Gediz İlçesi Murat Dağı eteklerinde işletme ruhsatına sahip. Aynı şirket İzmir Efem Çukuru bölgesindeki altın madeni yataklarının işletmesini de aldı.

Saygılarımla…
İbrahim TORUN
Gel Vatandaş Gel Bedava Madene Gel
Bilecik Dostları Haber