Gaste – Havadis

Gaste Havadis; 1950-60-70 li yılların Gölpazarı ilçemizin en renkli kişiliklerinin başında gelenlerden biri de gazeteci Mehmet Varol amcaydı.

Gasteci amca ufak tefek , güler yüzlü cin gibi bir adamdı. Televizyonların olmadığı, radyolarında devletin tekelinde olduğu o yıllarda gazete halkın tarafsız habere ve bilgiye ulaşabildiği tek kaynaktı.

Gaste Havadis
Gazeteci Mehmet Varol ve eşi Hatice Varol

O yıllarda Cumhuriyet, Hürriyet, milliyet, tercüman ve günaydın gazeteleri vardı; Birde hayat dergisi gibi haftalık yayınlanan renkli dergiler vardı. O yıllarda abonelik sistemi vardı. Gazeteci Mehmet amca gazete ve dergilerinin yarısını aylık abone olan , abonelerine dağıtır, kalan yarısınıda GASTE- HAVADİSS diye tiz sesiyle bağırarak satardı.

Gaste Havadis
70 Lİ yılların başı; Gazeteci Mehmet Varol, Belediye Başkanı İsmail İmya, Hafız Sadinin Alaaddin, Postacı Ziya, Sobacı Atıf, Çerkez Ahmet, Erol Ayhan, Nalnbant İsmail diğerleri bilinmiyor.

Mehmet amcanın okuma- yazması yoktu. Böyle olmasına rağmen bir defa bile hata yapmaz abonelerinin gazete ve dergilerini tek tek dağıtırdı. Ben orta okulda amcamların yanında kalmıştım. Amcamların eviyle, gazeteci Mehmet amcaların evi aynı avlu içerisindeydi.

Biz o yıllarda amcamın kızı, kuzenim Mücella ile gazete ve dergileri okumayı çok severdik. İkimizde gazeteleri okur sıra dergilere gelince Mücella hayat dergisi ve cep foto romanları okur; Ben ise tommiks, teksas, zagor ve ret kit gibi çizgi romanları okurdum.

Gazeteci Mehmet amcanın kızı Zafer abla bize gazetelerin stoklandığı odayı sonuna kadar açardı. Tek kural gazete sayfalarını kıvırmadan, kırıştırmadan okumaktı. Mücella çok düzenliydi, bu nedenle sorunu yoktu da, ben biraz yaramaz olduğumdan kırıştırmamak için çok dikkatli olmam gerekiyordu. Çünkü bu gazeteler sonra sahiplerine teslim edilecekti. Abonelerin gazetelerini evlerine teslim etmekte gasteci amcaya bizde yardımcı olurduk.

Yetmişli yılların sonunda Gazeteci Mehmet amcayı çarşıdan evine bastonundan destek alarak yavaş, yavaş giderken görünce; Yanına koşup, elini öptüm, hem yürüdük, hem muhabbet ettik.

Mehmet amca;

-Ah evlat millete gazeteleri yetiştireyim diye kış demedim, yaz demedim, soğukta, sıcakta kamyon kasalarında Vezirhan’a gittim geldim. Şimdi her tarafım romatizma oldu, yürüyemiyorum dedi. Evlat bunları söyledim diye pişmanım sanma, ben işimi severek yaptım, milleti haberlendirdim dedi.

Mehmet amca gazeteleri alıp, Vezirhan’dan Gölpazarı’na kamyon kasasında gelirken ; Karaağaç ovasında hayvan otlatan çocukları görünce okusunlar diye gazete ve dergiler atarmış. 1960 ihtilali olmuş, insanlar merak içerisindeler. Radyolar sadece resmi demeçleri yayınlıyor.

Gölpazarı halkı merak içerisinde kahvelerde bir taraftan çaylarını yudumlarken, bir taraftan da gazeteci amcanın gazeteleri getirmesini bekliyor. Saat ona doğru çarşı meydanında bir kamyon durup, gazeteci amca gazeteler koltuğunda kamyon kasasından atlayınca; Merakla gazeteleri bekleyen halk kahvelerden çıkarak Gazeteci Mehmet amcanın etrafını sarmış.

Mehmet amca durun önce abonelerin gazetelerini ayırmam lazım dese de; Biri o taraftan, biri bu taraftan gazeteleri çekiştirmeye başlamış. İnce ince de yağmur yağıyormuş, yerlerde çamurmuş. Mehmet amca ne kadar dil dökse de çekiştirmelerin adedi ve şiddeti artmış.

Milletle başa çıkamayacağını anlayan ve didişmekten kan ter içerisinde kalan Gazeteci Mehmet amca; Gazeteleri yere çamurun içine atmış, başlamış gazetelerin üzerinde tepinmeye. Bir taraftan da alın size gazete, alın size haber.

Gaste, havadiiisss diye bağırıyormuş. Allahın rahmeti üzerine olsun Mehmet amca, mekanın cennet olsun. Bu gün bu satırları yazabiliyorsam, o günlerde senin bize istediğimiz zaman, istediğimiz gazete ve dergiyi okumamıza izin vermenin payıda var. Gaste Havadis – Bilecik Dostları Haber – Saygılarımla İsmail Çınar