Bursa Su Durumu; Büyük şehirlerimizde özelde de Bursa’da su kaynaklarının düzenli ve sağlıklı bir şekilde insanımıza ulaştırılması ve insanların da su kullanım konusunda bilgilendirilip bilinçlendirilmesi hususunda, belediyelerimize büyük sorumluluk düşmektedir. Bilinçsizce ve sorumsuzca aşırı su tüketimi ve israfı yapılmaktadır.

Tüm vatandaşların gerek okullarda, halk eğitim ve eğitim merkezlerinde gerekse reklam, afiş ve billboardlarda; su kaynakları, su kullanımı ve atık su değerlendirilmesi konusunda eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır. Kullanılmış yağların lavabo giderlerine dökülmemesi, atık yağların geri dönüşümün sağlanması ve bunların çevreye ve su kaynaklarına zararları ve bu zararların ortadan kaldırılarak ekonomiye kazandırılması değinilmesi gereken konulardandır. (Çünkü 1
litre atık yağ 1 milyon litre suyun kirlenmesine yol açmaktadır.)

Yüce peygamberimiz Hz. MUHAMMED MUSTAFA ( S.A.V ) hadis-i şerifinde “ AKARSU KENARINDA ABDEST ALSANIZ DAHİ SUYU İSRAF ETMEYİNİZ !!! “ buyurmuştur. Hem dinimiz hem de örf adetlerimiz israfın her türlüsünü yasaklamış ve haram kılmıştır. Kimi zaman modernleşme, kimi zaman temizlik, sağlık, hijyen adına, kimi zaman sanat, görsellik, gösteri şov adına, kimi zaman peyzaj, tarımsal sulama adına zaten sınırlı ve kıt olan hayati öneme sahip su ve su kaynaklarını israf edip tüketiyoruz. Vakit çok geç olmadan gerekli önlemleri almalı ve bu israfa son vererek su kaynaklarımızı doğru ve yerinde kullanmalıyız. Bursa İli sınırları içerisinde yıllık yeraltı suyu potansiyeli 366,85 hm3 ’dür. Yıllık çekilen miktar 363,67 hm3 civarındadır. Yeraltı suyu tahsisi; içme-kullanma, sulama, proses ve hayvancılık amaçlı olarak yapılmıştır. Bursa-Çayırköy ovası yeraltı suyu seviyesi 10 kuyuda aylık rasat ölçümü yapılarak izlenmektedir. 2017 yılında yapılan rasat ölçümlerinde yeraltı suyu seviyelerinde ortalama 2-3 metrelik düşüm gözlenmiştir. İnegöl ovasında 2 kuyuda aylık rasat ölçümü yapılmaktadır. 2017 yılında yapılan rasat ölçümlerinde yeraltı suyu seviyelerinde ortalama 2-3 metrelik düşüm
gözlemlenmiştir. İznik Orhangazi Gemlik ovalarında 14 kuyuda aylık rasat ölçümü yapılmaktadır. 2017 yılında yapılan rasat ölçümlerinde yeraltı suyu seviyelerinde ortalama 1 metrelik düşüm gözlemlenmiştir.

Yenişehir ovasında 1 kuyuda aylık rasat ölçümü yapılmaktadır. 2017 yılında yapılan rasat ölçümlerinde yeraltı suyu seviyelerinde ortalama 1 metrelik düşüm gözlemlenmiştir. Karacabey-Mustafakemalpaşa ovalarında 11 kuyuda aylık rasat ölçümü yapılmaktadır. 2017 yılında yapılan rasat ölçümlerinde yeraltı suyu seviyelerinde ortalama 2 metrelik düşüm gözlemlenmiştir. Tüm bu su kaynaklarını içme, kullanma, endüstriyel kullanım, tarımsal sulama haricinde birde balık çiftlikleri ve 26 adet şişe su satan firma tüketmektedir. Peki bu firmaların denetimi yapılıyor mu? Yapılıyorsa hangi kriterlere göre ve ne sıklıkla yapılıyor? Hijyen, su kalitesi, kaynak kullanımı, tedarik zinciri, çevre etkileşim değerleri gibi etmenler göz önünde bulunduruluyor mu? Ruhsat takibi yapılıyor mu? İşletme ruhsat süreleri ne kadardır? Zamanı dolan ruhsatlar var mı? Yeni ruhsat verildi mi? Bu kaynakların kaç tanesi yabancı firmalar tarafından işletilmektedir? Yerli firmaların pazarda payı ne kadardır?

Evliya Çelebi seyahatnamesinde “velhasıl kelam Bursa sudan ibarettir “ demiştir. Gerçekten de Bursa’nın altı üstü su. Ülkenin en fazla suya sahip olan şehri ama maalesef en pahalı suyu da Bursa’da yaşayanlar tüketiyor. Üstelik ödenen su faturasının yüzde doksanı kullanma suyu olarak kullanılan (temizlik-yemek vs) suya ödeniyor. Vatandaş içme suyu olarak ya damacana suyu, ya Koru su tesislerine, veya dağ ve köy çeşmelerinden haftalık ya da aylık olarak temin ediyor. Bir kısım vatandaş ise tezgah altı su arıtma sistemi satın alarak içme suyunu tedarik ediyor. ( Bir damacana su arıtırken üç damacana suyu atık su olarak harcamakta israf ve ziyan etmektedir.) Görüldüğü üzere suyun maliyeti arttıkça artıyor. Giden bizim paralarımız ve milli servetimiz. Tükenen bizim kaynaklarımız.

Oysa ecdadımız yapmış olduğu su sebilleri, hayırları ve mahalle çeşmeleriyle asırlar önce bu sorunları çözmüşler üstelik hayır ve hasenatta yarışırken bu hayırları sanatla birleştirerek ortaya muazzam şaheserler çıkarmışlardır. Örnek mi? Sultan Ahmet çeşmesi ve daha niceleri… Bizler de Bursa’da her mahallede tespit edilecek yerlere milli ve manevi değerlerimizi yansıtan, örf ve adetlerimize uygun geçmişle günümüzü buluşturan yarınlarımıza örnek teşkil edecek sanat eseri çeşmeler inşa etmeliyiz.

Çeşme mimarileri Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet, günümüz ve geleceğin bir sentezi, karması bir araya getirilmesi şeklinde olmalıdır. Her muslukta ünlü bir büyüğümüz ve kitabesi olmalı, çeşmenin içine kurulacak arıtma sistemiyle içilebilecek kaliteye getirilen su tüm musluklardan akacak ve musluklar fotoselli, bize has mimari özellikler taşımalıdır. ( Arıtma işlemi sonucunda atık su olarak çıkan sular toplanarak yeşil alan sulaması ve genel temizlikte kullanılmalıdır. ) Böylelikle su israfı olmayacaktır.

Haliyle vatandaşın su arama, alma, getirme, ücret çilesine çözüm üretilecek. Herkesçe malum olan bir söz vardır: “Su akar, Türk bakar!! ” diye. Bursa’da yaşayanlar olarak artık biz sadece bakan, seyreden olmak istemiyoruz. Tespit ettiğimiz derelere mikro hes’ler kurulmalıdır.

Kurulan hes’lerin su rezervleri ekolojik yaşam alanlarına dönüştürülmelidir. Suda balık üretimi, avlanması, kanatlı hayvanlar (ördek, kaz, vb) üremesi ve yaşaması sağlanmalı, deniz bisikleti, sandallar ve üzerine kurulacak işletmelerin hem ekonomiye hem de sosyal hayata entegre edilmesi, katma değer üretmesi temin edilmelidir. İçme suyu depoları arasındaki bağlantılarda ( su depoları arasında ki boru bağlantılarına kot farkından yararlanarak ) mikro hes’ler kurularak elektrik enerjisi elde edilmelidir. Ayrıca meslek lisesi öğrencilerine de uygulamalı eğitim verilerek öğrencilerin hem mesleki
alanda hem de fikir, misyon ve vizyon olarak gelişime öncülük edilmelidir.

Şehir içindeki bat-çık lar, her yağmur sonrasında göle dönmektedir. Hem ekonomiye hem vatandaşa zarar vermektedir. Bat-çık ların dip noktalarına derin kuyu kazılarak gelen yağmur sularının burada toplanarak dalgıç pompalarla tahliye edilmesi sağlanmalıdır. Tahliye edilen su da yeşil alan sulamalarında değerlendirilebilir. Böylelikle vatandaşa ve ekonomiye sıkıntı yaratan, zaman kaybına neden olana olumsuzluklar; ekonomiye ve çevreye faydalı bir hale getirilmelidir.

Evlerde kullanılan wc rezervuarlarında gerekli teknik çalışmalar yapılarak tek kullanımdaki su sarfiyatı düşürülüp minimum su sarfiyatı ile maksimum fayda sağlanarak temiz su tasarrufu yapılmalıdır. Evsel atık sular gerekli işlemlerden geçirildikten sonra wc rezervuarlarında kullanılacak şekilde tesisat ve teçhizat tasarımı yapılarak temiz su tasarrufunu katkıda bulunulmalıdır.

Atık suların yanı sıra yağmur sularının da toplanarak gerekli işlemlerden geçirildikten sonra tarımsal sulama ve yeşil alan sulamasında, itfaiyelerin su ihtiyacının karşılanmasında kullanılması bizlere sürdürülebilir kaynak avantajı sağlayacaktır.

Ayrıca, BUSKİ’nin ve belediyenin “BURSA’DA SU ÇEŞMEDEN İÇİLİR!!!” sloganıyla billboardlarda ve medyada reklam vererek halka kaliteli içilebilir su temini sağladığı yönünde algı çalışması bulunmaktadır. Peki, madem Bursa’da su çeşmeden içiliyorsa, niçin Bursa Büyükşehir Belediyesi binasında su arıtma tesisi kuruldu? Niçin büyükşehir belediye ve ilçe belediyelerinde damacana su kullanılıyor?

“ Sakın ola unutulmasın, Bursa bize dedelerimizden miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Onlara temiz bir çevre, temiz bir gelecek bırakmak zorundayız.”

Makro ölçekte ülkemizin SU SORUNUNU ortadan kaldırma adına, doğudaki nehirler ve barajlardan ülkemizi enlemesine ve diklemesine bölecek şekilde SU HATTI çekerek bütün ülke ve şehirlerimizdeki su sorununu tamamen ortadan kaldırmamız mümkündür. Yukarıdan Çoruh nehrinden başlayarak Keban, Karakaya, Atatürk barajlarından ve güzergahtaki su kaynaklarını entegre ederek, tüm ülkenin içme, kullanma ve tarımsal sulama ihtiyacı karşılana bilinir. Her şehirde yapay göl ve depolama alanları ve bu alanları birbirine entegre ederek birbirleriyle bağlantılı hale getirilerek hiçbir nokta
susuz bırakılmaz. Bu bağlantılar arasında ki su akışını gerek pompalar gerekse topografik yapının kot farkıyla kendi doğal akış cazibesiyle sağlanabiliriz. Ayrıca bu akışlardan elektrik enerjisi elde edebiliriz.

Biraz ütopik, absürt gibi duruyor ama neden olmasın? Gayet güzel olur. Orta Asya’dan petrol, doğalgaz geliyorsa, denizlerin altından içme suyu, petrol, doğalgaz taşınıyorsa bu proje neden olmasın? O kadar kaynak boşa israf edilirken böyle bir projenin maliyetinin lafı bile olmaz. Bir zamanlar makam arabaları için sarf edilen moda tabirle çerez parası hükmünde. Asıl çılgın projeler işte böyle vatan, millet, insanlık ve doğa için yapılan nesiller boyu devam edecek faydalı işler ve yatırımlardır. Bu projenin olamayacağını iddia edenlere eğer yetki verilirse nasıl yapılacağını göstermek üzerimize düşen asli görevdir. Bizlerin tek derdi vatanımıza, milletimize, insanlığa, çevremize, dünyamıza hayırlı hizmetler ederek baki kalan bu gök kubbede hoş bir seda olarak kalmak ve hayırla anılmaktır. Kim bu vatana paslı bir çivi çakarsa başımızın tacıdır. Hizmetin büyüğü küçüğü olmaz. Bizler her zaman vatanımızın, milletimizin, devletimizin emrine amadeyiz. Biz bunu bilir bunu
söyleriz. Bursa Su Durumu – Bilecik Dostları Haber

Saygılarımla…
Hazırlayan: İBRAHİM TORUN