Bursa Bey Sarayı; Her ortamda dile getiriyoruz; Bursa’mız Osmanlı’ya başkentlik yapmış, imparatorluğun başlangıcının yaşandığı şehirdir. Osmanlı Hanedanı tarafından yaptırılan ve diğer bilinen adı da “Bursa Sarayı” olan Bey Sarayı, Orhan Gazi zamanında inşa edildi. Sultanlar, uzun yıllar bu sarayda yaşadılar. İmparatorluk buradan idare edildi. Bu sarayda “Divan-ı Hümayun” toplanıyor, vezir-i azam, vezirler, kazasker, kadı ve defterdar gibi yöneticiler görev yapıyordu. Emir Sultan, Molla Fenari, Hacı Bayram-ı Veli, Somuncu Baba, Ahmedî gibi dönemin kültür şahsiyetleri, bu sarayda sultanlara danışmanlık yapıp eserler yazdılar. Gezginlere göre, bahçeler içinde dağ köşkü şeklinde olan Bursa Bey Sarayı, muhteşem güzellikteydi. Sultanlar eğitimlerini burada alıyor, düğünler bu sarayda yapılıyordu. Yönetimin Edirne’ye geçmesiyle değerini kaybeden Bursa Bey Sarayı, zaman içinde yok olup gitti.

Az zaman değildir, tamı tamına otuz dokuz yıl ( 1326/1365 ) başkentlik yapmıştır. İlk başkenttir. İstanbul ve Edirne diğer başkent olmuş şehirlerdir. İstanbul’da Topkapı Sarayı, Edirne’de Edirne Sarayı ( Savaşlar ve depremlerle tahrip olmuş tekrar aslına uygun yapılmaya başlandı) vardır.

Turist Bursa’ya geldiğinde Saray’ı soruyor, Hani başkenttiniz, Osmanlı hükümdarları kurucuları nerde, hangi evde kaldı? Otuz dokuz yıl çadırda yaşamadı ya? Tekfur veya Bey Sarayı adıyla anılan yere Orduevi ve bölgeye hiç uygun olmayan 5 katlı lojmanların yapıldığı biliniyor. Şehrin ortasında böyle bir değerin çıkarılmasında büyük fayda olacağı gün gibi aşikardır. “Bursa’lılar olarak buranın hem tarihe, hem de turizme kazandırılmasını istiyoruz. Askeri yetkililer ikna edilmelidir. Bunun yanında Bitinya Sarayı’na da el atılmalıdır. Bitinya Sarayı’nın kalıntıları Devlet Hastanesi’nin karşındadır.”

Belirtilen en büyük sınırlarına ne zaman kavuştuğu tespit edilemese de Saray Bahçesi içinde planı çizilen bölgelere bakarsak tahmin edilen en büyük sınırları :

Doğu- Batı yönünde; Tophane tepesindeki Saat kulesinin bitişiğinden başlayıp Devlet Hastanesinden aşağı doğru inen yolun ortasına kadar, Kuzey- Güney yönünde; yine Tophane platosu kuzey yönündeki sınırıydı ve bugünkü altıparmak caddesi yönündeki Yahudilik mahallesini tepeden izliyordu. Buna karşın güney yönünde ise geçtiğimiz günlerde tamamlanan Hisar Kapı boyunca uzanan Orta Pazar caddesini de içine alacak şekilde yine Devlet Hastanesinin sonuna kadar dikdörtgen alan boyunca uzanıyordu. Hatta Oruçbey hamamının o dönemde saray bahçesinde kalan bir hamamın yeniden ve basit bir şekilde yapılması sonucu oluştuğu düşünülüyor. Yani bugünkü Ordu Evi, TEML, Devlet Hastanesi ve önündeki park alanları tamamen bu sarayın arazisi üzerinde kurulmuş.

Tarihçiler, surlar içinde birbirinden bağımsız yapılardan oluşan ve merkezinde içinde kayıklarla gezilen bir havuzunun da olduğu bir Bey Sarayı’ndan söz eder.

Bey Sarayı bir yanıyla devletin işlerinin görüldüğü bir kamu yapısı iken, bir diğer yanıyla da hükümdarların eşleri, şehzadeleri ve sultanlarıyla özel yaşamlarını sürdürdükleri mekandır. Sultanlar bu sarayda doğuyor, büyüyor, burada eğitim görüyor, sünnetlerinde ve evliliklerinde büyük şölenler bu sarayda yapılıyor, hükümdar ailesinden konuklar bu sarayda ağırlanıyordu. Günümüzde kalıntıları halen mevcut olan saray, Tophane’de sur içindedir.

Başta 1854’de yaşanan büyük Bursa depreminin hemen ardından 1861 yılında yapılan Suphi Bey haritası olmak üzere bütün eski haritalarda Bey Sarayı’nın varlığı ifade edilmiştir. Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi 17 yy. ortalarında geldiği Bursa Kalesi ve Bursa Sarayı izlenimlerini şu şekilde paylaşmıştır: “İç kalesi iki bin hane, kat kat saray-ı alilerdir. Fatih’e gelinceye padişahların sarayı bu saraydır.” 1745 yılında Bursa’ya gelen Richard Pockocke adlı gezgin “Tepenin kuzey zirvesinde birkaç yıl öncesi yanan bir sarayın harabeleri görülüyordu” diyerek o tarihte yaşanan bir yangından ve sarayın durumundan bahseder.

Bursa Saadet partisi il teşkilatı olarak Bursa’mızın tarihi kimliğine kültürüne sahip çıkacak bir çağrıda bulunuyoruz. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa Bey Sarayı’nı Tophane’de Devlet Hastanesi’nden boşalan yerde hayata geçirelim. Bursa’mıza, kültürümüze, ecdadımıza, ülkemize armağan edelim. Çocuklarımıza muhteşem bir miras bırakalım. Gelin tarihimize sahip çıkalım. Turizme ve ekonomiye katkısı çok büyük olacaktır. Bursa’mızı Osmanlı şehri ünvanını taçlandıracak bu çağrıya kulak verin.

Saygılarımla
İbrahim Torun
Bursa Bey Sarayı
Bilecik Dostları Haber