16.4 C
Bilecik
27, 7, 2021
Ana SayfaKöşe YazarlarıAttığımız Taş Ürküttüğümüz Kurbağaya Değsin

Attığımız Taş Ürküttüğümüz Kurbağaya Değsin

Bilecik Dostları Köşe Yazıları

Attığımız Taş Ürküttüğümüz Kurbağaya Değsin; Meyra Madencilik Bursa Yenişehir’deki maden faaliyetlerine 2013’te başladı. İlk başvurduğu projede 24,89 hektarlık alanda açık ve kapalı işletme maden ocağı için ‘ÇED gerekli değildir’ belgesi alan firma, faaliyet alanını 2015’te 273,63 hektara, 2019’da ise 345,62 hektara genişletti. Aynı yıl zenginleştirme tesisi ve atık barajı yapımı da projeye dahil oldu.

Bursa’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla köyünde, Meyra Mühendislik Proje ve Madencilik şirketi tarafından Kurşun-Çinko-Bakır Zenginleştirme (Flotasyon) ve Atık Barajı tesisi yapılması planlanıyor. Tesis için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) onayı alındı. Şirketin faaliyet gösterdiği alanda on binlerce ağacın kesileceği tahmin ediliyor. Meyra’nın yüzde 60’ı Lübnan merkezli Delta Star’a ait ve tesisin Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkının tartışmalı olduğunu görülüyor.

Tesiste günde 1000 ton, yılda 300 bin ton cevher işlenecek, her gün 55 ton zenginleştirilmiş cevhere karşılık 894 ton pasa atık barajına gömülecek. Meyra Madencilik tesiste kurulacak atık barajından bir sızma olma olasılığının bulunmadığını, deprem, sel ve heyelanlara karşı tüm hesaplamaların yapıldığını savunuyor. Zenginleştirme sonrasında çıkan maden atıkları ise 29417 sayılı maden atıkları yönetmeliği Ek 5’e göre tehlikeli atık olarak tanımlanıyor.

Bu tesiste yaygın kullanılacak çinko; solunum güçlüğüne ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Kurşun ise davranış bozuklukları, konsantrasyon güçlüğü, öğrenme güçlüğü, çocuklarda zeka geriliği ve akut zehirlenme ile ölüme kadar giden sorunlara neden olabilir. Benzer tesislerin yapıldığı yerlerde hava, toprak kirliliğinin yanı sıra bölgede yaşayan insanların biyolojik materyallerinde element düzeylerinin yüksek çıktığı bilinen bir gerçektir. Balıkesir-Balya’da çinko ve kurşun düzeyinin yüksek olduğunu, atık havuzunun yanından akan Sarısu’da, üzerinden yıllar geçmiş olmasına karşın, canlı yaşamadığını biliyoruz.

Proje sahası, kuzeyden Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolunda yer alan İznik-Mekece aktif fay hattına 3,85 km mesafede bulunuyor. Yapılması planlanan atık barajının heyelan bölgesine yakınlığı da dikkat çekiyor.

Bölgede bulunan Sarıyar Deresi’ni besleyen kolların bir kısmı da atık barajı içerisinde kalıyor. Sarıyar Deresi verimli tarım arazilerinin bulunduğu Yenişehir Ovası’na akıyor.

2011’de Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi’nde siyanürlü atığın atık havuzundan kullanım suyuna karıştığını ve ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını hatırlatmak gerekiyor. Bölge depremselliği nedeniyle yeraltı sularının kirlenme olasılığının yüksek olduğu, tesisin olası kirletici özelliklerinin yanı sıra çok büyük miktarda su tüketimi yapması nedeniyle de ekolojik denge üzerinde olumsuz etki yaratacağını göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Projeye göre tesis, İznik Gölü’ne 4 kilometre mesafede yapılacak. Ruhsat alanının bir kısmı İznik Gölü su toplama havzasını da içine alıyor. İznik Gölü’nden yıllık 750 bin ton su çekileceği iklim değişikliği ve çevresel etkilerle gölün zaten su besleme sorunu yaşadığı, buradan su çekmenin bölgeye ciddi zarar vereceği gün gibi aşikardır.  Ayrıca İznik gölünün Orhangazi ilçesi tarafında kurulan CARGILL firma ve işletmesinin İznik gölü ve çevresine verdiği zararı, yaşattığı çevre felaketini, getirdiği yüksek maliyeti hatırlamakta fayda var.  Çevre örgütleri ve halk sağlığı uzmanları projenin doğaya, toprağa, gıdalara ve doğrudan ya da dolaylı insan sağlığına olumsuz etkilerine yönelik ayrıntılı bilimsel değerlendirilme yapılması çağrısı yapıyor.

10 Eylül 2017’de Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınlarından biri Kütahya Domaniç Çukurca beldesi Ballıca mevkisi yakınlarında başlamış olup, ilimiz Bozüyük ilçesine kadar ulaşan ve 5 gün süren yangında 500 hektara yakın orman, ağaç, hayvan, bitki, nebatat, canlı yandı. Bu yangından sadece 20 gün sonra Bozüyük’e bağlı Muratdere Köyü’nde Muratdere Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından Muratdere bakır-molibden madeni açık ocak olarak 210 bin hektarlık maden ocağı açmak için ruhsat başvurusunda bulunuyor. Bu maden sahası için bölgede 72 bin ağaç kesilip yok edilecek. Tıpkı ülkemizde bir otellik, sitelik kadar çıkan diğer orman yangınları gibi bu yangın da kamu vicdanında şüphe ile karşılanmıştır.

Lütfen vatanımıza, milletimize, insanımıza, toprağımıza, suyumuza, doğamıza, çevremize geçmiş ve geleceğimize sahip çıkalım. Anı kurtarmak adına geleceğimizi yok etmeyelim. Çin ülkemizde sayısız mermer, kömür vb. madenleri çıkarıp götürmektedir. Oysa kendi topraklarındaki mermerlere dokunmuyor kendi kaynaklarını ve geleceklerini koruma altına alıyor. Mermer ocaklarını TAŞ VADİ adı altında turizme kazandırıp sürekli kazanca çeviriyor. Ne kadar acıdır ki biz kendi ülkemizde zeytin ağaçlarını yok ederek mermer ocakları açıyor, çıkan ham mermerin tonunu 500$’a satıyor, Tunus’tan tonu 5000$’a zeytinyağı alıyoruz. Mermeri bir sefer satıyor gelen parayı bir seferde bitiriyoruz. Onca yok edilen zeytin ağacı, katledilen doğa, yok edilen gelecek, çevre kirliliği ve baş edilemez yığınla sorun ile baş başa kalıyoruz. Görüldüğü gibi zeytin ve zeytinyağı her yıl bitip tükenmez bir gelir ve sağlık kaynağıdır. 1000 yaşında bile meyve veren zeytin ağaçları üretimlerini sürdürerek bizlere sağlık ve şifa kaynağı olmaya devam etmektedir.

Sonsuza kadar hür ve özgür ülkemizde sağlıklı, huzurlu, mutlu, uzun ömürler geçirmeniz dileğiyle…

Saygılarımla…
İbrahim TORUN
Attığımız Taş Ürküttüğümüz Kurbağaya Değsin !
Bilecik Dostları Haber

İbrahim TORUNhttps://www.bilecikdostlari.com/author/ibrahimtorun/
Bilecik Dostları Köşe Yazarı; Her insan ayrı bir dünya demektir. Yeni ufuklara yelken açmak, yeni dünyalar tanımak için makalelerde buluşalım.
İLGİLİ MAKALELER
spot_img

EN POPÜLER

Son Yorumlar